(1086 S. K. m. 237) (775 S. K. m. 3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; davacı, (eski) 58 ada 3,5 ve 11 parsel sayılı taşınmazların ifrazından oluşan ve 23.07.1985 tasdik tarihli Alibeyköy 1 nolu gecekondu önleme bölgesinde kalan toplam 261 adet parselin hazine adına tespit ve tescil edildiğini, gecekondu önleme bölgesinde kalan bu parsellerin 775 sayılı yasanın 3.maddesi gereğince devrinin davalı hazineden talep edildiğini, olumlu yanıt alınamaması üzerine, Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesince kesinleşen hakem kararıyla davaya konu parsellerin belediye adına tespitine karar verildiğini ileri sürerek, iptal ve tescil isteminde bulunmuştur.
Davalı, 775 sayılı yasaya göre devrin yapılabilmesi için kanunun yürürlüğe girdiği tarihte taşınmazların hazine mülkiyetinde olması ve belediyenin de bu tarihten önce kurulmuş bulunması gerektiğini, anılan yasanın 3. maddesinin de 4916 sayılı yasa ile kaldırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 775 sayılı yasanın 3.maddesinin yürürlükten kaldırıldığını, anılan yasa gereğince de devrin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Selda Özer'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, tebligat giderleri bulunmadığından duruşma istemi reddedilerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğinden, toplanan delillerden (eski) 58 ada 3,5 ve 11 nolu parsellerin ifrazından oluşan çekişmeli taşınmazların kayden davalı Hazineye ait bulunduğu, anılan taşınmazlar bakımından davacı belediye tarafından mülkiyetin aidiyetinin tespiti amacıyla açılan dava sonunda, Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1.4.2003 tarih ve 2002/312 esas,2003/ 248 karar sayılı hakem kararıyla çekişmeli taşınmazların mülkiyetinin davacı belediyeye geçtiğinin tespitine hükmedildiği ve anılan kararın kesinleştiği noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda, kesinleşen hakem kararının dikkate alınması gerekeceğinde kuşku yoktur.
Hal böyle olunca, yukarıda sözü edilen kesin hüküm gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy