(4721 S. K. m. 683, 691)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu 1499 parselin murisinden kendisine miras yolu ile intikal ettiğini, taşınmazda 2/6 payı bulunduğunu, mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu taşınmazın tümünün kendisine bırakıldığını, 40 yıldır tasarruf ve zilyetliğinde olduğunu, davalının bu taşınmaza zorla elatıp ektiğini ileri sürerek elatmasının önlenilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı kısmen malikler Hüseyin ve Cemile den 2004 yılı çeltik ekimi için kiraladığını, kira parasını ödediğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.3.2005 Salı günü saat 9.15 de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten bilahare Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1499 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, anılan taşınmazda davacının 2/6 pay sahibi bulunduğu, taşınmazın davacı dışında iki paydaşı daha mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Çekişmeli yerin davalının tasarrufunda olduğu tartışmasızdır. Davalı anılan yerde kiracı olduğunu, taşınmazı bu sıfatla kullandığını beyan etmiştir. Ayrıca taşınmazda eylemli bir kullanma biçimi de mevcut değildir.
Davalı, savunmasının geçerli olduğunun kabul edilebilmesi için 6.5.1955 tarih ve 12/18 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ve Türk Medeni Kanununun 691. maddesinde belirtildiği gibi kira ilişkisinin pay ve paydaş çoğunluğunca oluşturulması gereklidir. Oysa, taşınmazın 3/6 payına sahip bulunan dava dışı Hasan'ın kira ilişkisini kabul beyanı dışında diğer paydaşlarını bu ilişkiyi kabulüne dair herhangi bir bilgi dosyada yoktur.
Sonuç: Hal böyle olunca, kayıtla ilgisi olmayan kişi ile davalı arasında düzenlenen geçersiz kira sözleşmesine değer verilerek davanın reddedilmiş olması doğru değildir. Davacının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy