(4721 S. K. m. 683, 737)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki bulunduğu 2083 parsel sayılı taşınmaza komşu 3686 parsel sayılı taşınmazda davalıların imar mevzuatına aykırı biçimde istinat duvarı yaptıklarını, duvarın taşınmazına zarar verdiğini, binasının hava ve güneşini engellediğini İleri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve tazminat isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, proje ve ruhsatına uygun olarak duvar inşa ettiklerini bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılar tarafından yapılan duvarın davacıya zarar verici nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. A. 'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan çekişmenin giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden;davalıların kayden maliki bulundukları tapu hudutları dahilinde yaptıkları duvarın bu yere komşu davacı yapısı bakımından hava ve güneşini engellemesi dava sebebi yapılarak duvarın yıkımı suretiyle çekişmenin giderilmesinin istendiği,bunun yanında davalı yapılaşması sırasında davacı duvarının bir kısmının yıkıldığı da ileri sürülmek suretiyle ortaya çıkan zararın tazmininin istendiği anlaşılmaktadır.
Yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen ve sonradan alınan bilirkişi tespit ve raporlarında davalıların davacı taşınmazına eylemli olarak elatmadığı sabittir. Ne var ki, komşuluk hukuku açısından da dava konusu edilen hususlar yönünden yeterli bir araştırma yapıldığı söylenemez.
Bilindiği üzere; çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyet: geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevlerde yükleyen bir ayni haktır. Medeni Kanunun 683. maddesinde "Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir." hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlü kılan aynı kanunun 737. maddesi, komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklemiştir.
O halde, bir toplumda birlikte yaşama olanağı sağlayan insancıl, gerçekçi, zorunlu temel hukuk kuralına göre, hakim; somut olayın özelliğini, taşınmazların konumlarını, kullanma amaçlarını, niteliklerini, yöresel örf ve adetleri, toplumun doğal ihtiyaç ve gerçeklerini gözönünde bulundurarak, komşuların birbirlerine göstermekle yükümlü oldukları olağan katlanma ve hoşgörü sınırını aşan bir taşkınlığın bulunup bulunmadığını saptama,zararı giderici önlemlerden en uygununu bulma, kaçınılmaz müdahaleleri yapmak suretiyle özverileri denkleştirme durumundadır.
Bunun içinde zararın niteliği, kapsamı ve ne surette giderileceği yönünde tarafların tüm delilleri toplandıktan, gerektiğinde yerinde keşif yapıldıktan sonra uzman bilirkişilerden bilim ve tekniğe uygun gerekçeli rapor alınması zorunludur.
Somut olaya gelince; özellikle çekişme konusu duvarla ilgili ruhsat ve izin belgelerinin sağlanması, davalı tarafından yapılan duvarın geçerli izin ve inşaat ruhsatına uygun olup olmadığının belirlenmesi, aykırılık halinin saptanması durumunda yapılaşmanın davacıya ne suretle zarar verdiğinin belirlenmesi ve bunun giderim tarzının saptanması, ayrıca davacı duvarının yıkımı nedeniyle uğranılan zararında belirlenmesiyle sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Tarafların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 2.3.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy