(4721 S. K. m. 683, 684)
Dava: Davacı vekili, davalının arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan 16 parsel sayılı taşınmaz üzerine 2863 ve 3386 Sayılı Yasalara aykırı olarak yapı inşa ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım istemiştir.
Davalı, 1989 yılında yaptığı eve 1999 yılında mutfak eklediğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalının 16 parsele elatmasının önlenmesine, toplam 100 m2 alan işgal eden binanın yıkımına karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Şükran Dağlı İ.'ün raporu okundu, düşüncesi alındı:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; çekişme konusu 16 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın davalı tarafından inşa edildiği ancak taşınmazın dava dışı kişi adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere Türk Medeni Kanununun 684. maddesi uyarınca binalar arzın bütünleyici parçasıdır. Davada yıkım da istenildiğine göre, binanın üzerinde bulunduğu, taşınmaz malikinin de davada yer alması gereklidir. Çünkü yıkımı istenen yapı onun mülkiyet alanının parçası olmuştur.
Hal böyle olunca, taşınmaz malikinin davada yer almasının sağlanması ondan sonra bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy