(1086 S. K. m. 186) (4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı hazine, çekişme konusu 1786 parsel sayılı taşınmazın tapulama tesbitine yetkili kişi tarafından itiraz edilmediği için tapulama mahkemesince itiraz edilmemiş sayılarak tesbitin kesinleşip davalı Fehade adına tescil edildiğini, ancak tesbite dayanak yapılan tapunun anılan parseli kapsamadığını ileri sürüp, iptal-tescil ve elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, Dairece tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ile getirtilip kapsam tayin edilmesi, usulüne uygun sınırlarının tesbit edilmesi gerektiği, eksik inceleme yapıldığı gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Hülya G.'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal, tescil ve elatmanın önlenmesi isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, davacı hazinenin çekişme konusu 1786 parsel nolu taşınmazın hazineye ait bulunduğunu, davalı adına tescile dayanak yapılan tapu kapsamı dışında kaldığını ileri sürerek İzmir Tapulama Mahkemesinde 1985/214 esas sayılı davayı açtığı, anılan davanın yargılamasında bu yere bitişik 1787 parselin adlarına tesbit edilen kişilerin tapuları kapsamında bulunduğunun belirlendiği ve anılan taşınmazla ilgili hükmün kesinleştiği, dava konusu 1786 parsel bakımından ise, tesbite yetkili kişinin itiraz etmediğinden görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Çekişmeye konu edilen 1786 parselin yargılama aşamasında satış yoluyla el değiştirdiği de sabittir.
Bu durumda mahkemece öncelikle H.U.M.K.'nun 186. maddesi hükmü gereğince kayıt malikinin davada yer almasının sağlanması, ondan sonra kadastro mahkemesinin 1985/214 esas sayılı davasındaki saptamalarının da dikkate alınması, sağlıklı bir inceleme ve araştırma yapılıp, sonucuna göre hüküm kurulması gereklidir.
Hal böyle olunca, değinilen hususlar gözardı edilerek davanın reddedilmesi doğru değildir. Davacının temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy