(4721 S. K. m. 706, 995) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 273 parseldeki binanın 17 ve 20 nolu dairelerini davalıya sattığını; ancak, davalının satın alma bedelini kendisine ödemeden taşınmazları işgal ettiğini ileri sürüp, davalının el atmasının önlenmesine ve toplam 5.130.000.000 TL. ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 17 nolu daireyi davacıya iade ettiğini; diğer taşınmazı boşaltması için ise, dairelerin içine yaptığı masrafların ve davacıya verdiği senetlerin kendisine iade edilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen kararın, Dairece, "davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak ve taraflar arasında yapıldığı, onların kabulünde bulunan harici satış sözleşmesi gereği belirlenecek harici satış bedeli üzerinden hapis hakkı tanınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Berna Dizdaroğulları Koç'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Çekişme ile ilgili olarak önceden kurulan hüküm, Dairece ilkelerde belirtilmek suretiyle "... davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak ve taraflar arasında yapıldığı ve onların kabulünde bulunan harici satış sözleşmesi gereği belirlenecek harici satış bedeli üzerinden hapis hakkı tanınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda harici satış bedeline karşılık davacıya verildiği 11.11.2004 günlü oturumda davacı vekilince bildirilen 7.000 marklık senedin davalıya iade edilmesine, senet iade edilene kadar davalıya hapis hakkı tanınmasına, belirlenen ecrimisilin dayalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, özellikle Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere harici satış bedeli (somut olayda bedel karşılığı olan senedin iadesi) üzerinden dayalı yararına hapis hakkı tanınmasında bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki, harici satış bedeli üzerinden hapis hakkı tanınırken davalının el atmasının önlenmesine de karar verilmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Oysa, mahkemece el atmanın önlenmesi isteğinin hüküm kapsamına alınmaması doğru değildir. Öyleyse, davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerindedir.
Davalının temyiz itirazına gelince; çekişme konusu taşınmazların haricen davalıya satıldığı tarafların kabulündedir. Bilindiği üzere, tapulu taşınmazların Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanununun 213 ve 2644 Sayılı Tapu Kanununun 26. maddesi gereğince resmi şekilde yapılmayan satışları geçersizdir. Ancak, davalının haricen satın almasından kaynaklanan kişisel haklarının bulunduğu da tabiidir. 10.7.1940 tarih 2/77 Sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında "Haricen yapılan taşınmaz mal satışından dönüldüğünde verdiği bedel kendisine geri verilmeyen taraf, parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir." denilmek suretiyle benimsenen kural gereğince haricen satın alanın fuzuli şagil olmadığı gözetilerek ecrimisille sorumlu tutulamayacağı öngörülmüştür. O halde, davalının çekişmeli taşınmazları haricen satın aldığı gözetildiğinde haksız işgalci konumunda bulunduğu söylenemez.
Hal böyle olunca, harici satış bedeli (somut olayda bedel karşılığı alınan 7.000 marklık senet veya karşılığı bedeli) üzerinden davalı yararına hapis hakkı tanınmak suretiyle çekişmeli taşınmazlara davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi, ecrimisil talebi yönünden isteğin reddedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Tarafların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesi 30.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy