(1086 S. K. m. 436)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden malik oldukları 955 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki işyerlerine davalıyı ortak ettiklerini, ihtiyaçları olan krediyi alabilmesi için davalı lehine çekişmeli taşınmaza ilişkin 25.12.1978 tarihli satış vaadi sözleşmesi düzenlediklerini, davalının kredi almadığı gibi ortaklıktan ayrılarak cebri satış yoluyla taşınmazı adına tescil ettirdiğini, işlemlerin hileli olduğunu ileri sürerek tapunun iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı, çekişmeli taşınmazı hükmen edindiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların iddiası sabit görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Ülkü Akdoğan'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değer yönünden reddedilip gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle temlikin dayanağını teşkil eden satış vaadi sözleşmesinin iptaline yönelik olarak açılan ve redle sonuçlanan Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/312-371 sayılı kararı gözetilerek karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 18.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy