(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaş olduğu 5 parsel sayılı taşınmaza komşu parsel maliki davalının, 5 parsel maliklerinin ortak kullanım alanını engeller biçimde duvar inşa etmek suretiyle müdahalesi bulunduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davalıya ait 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların davacı taşınmazına müdahalesinin keşfen saptandığı gerekçesi ile elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmiş, 14 parsele yönelik davanın ise davalının malik olmaması nedeniyle bu parsel yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde davalı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 10.5.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Adil Kasapseçkin vekili avukat A.Zerrin Gürses ile yine temyiz eden İ.Erol Durgun vekili avukat Serhat Kızılateş geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, bilahare Tetkik Hakimi Ülkü Akdoğan tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden davacının, paydaşı bulunduğu 5 parsel sayılı taşınmazda yapılan inşaat nedeniyle yüklenicinin yaptığı hafriyatın parselin tamamını kapsamadığı, bir kısım kayalık bölümün yine 5 parsel hudutlarında kalmak üzere bu yere duvar benzeri yapılaşma oluşturulduğu anılan yere komşu davalı taşınmazı tarafındaki kot farkı nedeniyle davalı tarafından muhtemel tehlikenin önlenmesi için davacı parseli içerisinde kalacak biçimde tel örgü ile çit inşa edildiği anlaşılmaktadır.
Davalının, davacı mülkiyet alanına yaptığı (çitin) davacının paydaş olduğu taşınmaza tecavüzünün bulunduğu kuşkusuzdur. Davadaki istekte buna yönelik elatmanın önlenmesi ve çitin kaldırılmasına dairdir.
Hal böyle olunca, davalının davacı mülkiyet alanında oluşturduğu çit nedeniyle elatmanın önlenmesi ve çitin yıkımına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı inşaat bilirkişi raporuna atıfta bulunmak suretiyle istek dışına çıkılarak davacının parseli içinde bulunan yapılmamış hafriyatın (kayalığın) davalı tarafından kaldırılmasına ve bu yere yine davalıca duvar inşaasına karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 4.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden davalı vekili için 400,00 YTL. duruşma avukatlık parasının diğer temyiz edenden alınmasına, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 10.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy