(4721 S. K. m. 560)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları Hasan Dereköylü'nün; kadastro tespiti sırasında 86, 121, 122, 158, 159 parsel sayılı taşınmazlarının davalı Cemalettin adına tespit ve tescilini sağladığını, onunda muvazaalı olarak davalı eşi Miyase'ye devrettiğini, 565 ve 566 parsel sayılı taşınmazlardaki ½ şer payını ise mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı kızı Mecbure'ye temlik ettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescili olmadığı taktirde tenkisi isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile; 565 ve 566 sayılı parseller yönünden muris muvazaası sebebiyle iptal ve tescile, 86, 121, 122, 158, 159 nolu parseller bakımından tenkise dair önceden verilen karar Dairece ...davanın 565 ve 566 nolu parseller yönünden kabulünde bir isabetsizlik olmadığı, 86, 121, 122, 158 ve 159 nolu parseller bakımından tenkis bedelinin saptanması, bu bedelin hibe alan davalı Cemalettin'den tahsiline karar verilmesi gereği belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Şükran Dağlı İlgün'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil olmadığı taktirde tenkis isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair önceden kurulan hükmün bozulmasına ilişkin Daire kararından tenkis hakkındaki ilkeler açıklandıktan sonra sonuç bölümünde tenkise hükmedilmesi gereken taşınmazlar yönünden tenkis bedelinin saptanması ve bu bedelin hibe alan davalı Cemalettin'den tahsili gereğine değinilmiş, mahkemece bozmaya uyulmuştur. Bu durumda bozma kararında işaret edildiği gibi hüküm kurulmasında zorunluluk vardır.
Bozmaya uyulmakla bozmada belirtilen hususlar bakımından taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğar. Anılan hak, kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece de re'sen dikkate alınması gereken bir haktır.
Hal böyle olunca, tenkis bedelinin davalı Cemalettin'den tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesi gerekirken bozma ilamı kapsamı dışına çıkılarak yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 23.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy