(818 S. K. m. 18, 213) (4721 S. K. m. 706)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı anneleri Nefise Çekiç'in 211, 423, 1273 parsel sayılı taşınmazlarını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla haksız ve çok düşük bedelle davalılardan Rıfat Çekiç'e temlik ettiğini, davalı Rıfat'ın da 1273 parsel sayılı taşınmazı 3. kişiye satış suretiyle devrettiğini ileri sürüp, 211 ve 423 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, tapu kaydının iptali ile murisin tüm mirasçıları adına payları oranında tesciline, 1273 parsel sayılı taşınmaz yönünden satış bedelinin miras payı olan 200.000.000 TL'nin davalı Rıfat Çekiç'ten istirdadı isteğinde bulunmuştur.
Davalılardan, Rıfat davacı dahil tüm kardeşlerinin yapılan satış işlemini bildiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine ilişkin önceden verilen karar Dairece ... somut olayda, miras bırakanın çekişmeli taşınmazı temlik sebebinin, başkaca taşınmazları bulunup bulunmadığının, satma ihtiyacı içerisinde olup olmadığının, davalı Rıfat'ın da alış gücünün de araştırılmasının gerekli bulunduğuna değinilerek bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Selda Özer'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil ve bedel isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden; miras bırakan Nefise'nin maliki bulunduğu 211, 423, 1273 parsel sayılı taşınmazlarını 29.01.1992 tarihli akitle davalıya temlik ettiği görülmektedir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında belirtilen ilkeler uyarınca yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, miras bırakanın çocukları tarafından bakıldığı, mal satmak için zorunlu bir sebebinin bulunmadığı, davalılardan Rıfat'ın da akit tarihi itibarıyla alış gücüne sahip olmadığı, taşınmazların temlik bedellerinin gerçek değerlerine oranla son derece düşük ve sembolik mahiyette bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan miras bırakanın mal varlığının tamamını teşkil eden çekişmeli taşınmazları bir anda elinden çıkarmasını zorunlu kılan bir neden de ortaya konmamıştır.
Belirlenen bu olgular önceki bozma ilamında açıklanan ilkelerle birlikte irdelendiğinde çekişmeli taşınmazların miras bırakan tarafından davalıya temlikinin bedelsiz, mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle reddedilmiş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy