(818 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 1460 parsel sayılı taşınmazdaki payını, hata ile davalıya devrettiğini, taşınmazdaki payını halen kendisinin kullandığını ileri sürüp davalıya devredilen 6/16 payın iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, hak düşürücü sürenin geçtiğini,hatanın söz konusu olmadığını belirtip,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın süresi içerisinde açıldığı, davalının davacı payına hiç zilyet olmadığını,ayrı tarihte yapılan diğer işlemler esnasında dava konusu davacı payının işlem gördüğü gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Berna Dizdaroğulları Koç'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, hata hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, davacının kayden paydaşı bulunduğu 1460 parsel sayılı taşınmazdaki miras payını diğer paydaşlarla birlikte 3.12.1993 tarih 11733 yevmiye sayılı resmi akitle davalıya temlik ettiği, aynı tarihli 11734 yevmiye sayılı işlemle de davalı Mustafa'nın paydaşı olduğu 802 parsel sayılı taşınmazı Mustafa'nın ve diğer paydaşların satışı ile edindiği anlaşılmaktadır.
Belirtilen bu olgular dikkate alındığında davacının çekişme konusu ettiği taşınmazdaki payını iradi olarak devrettiği, hata ve hileye düşürülmesinin söz konusu olmadığı sonucuna varılmaktadır. Esasen dosya kapsamında bu kabule aykırı bir delil de mevcut değildir.
Sonuç: Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy