(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, 7 parça taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tespit edildiğini, tespite konu vergi kayıtlarının gayri sabit hudutlu bulunduğunu vergi kaydı miktar fazlasının hazineye ait olduğunu ileri sürüp tapu kayıtlarının iptali ile miktar fazlasının hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazların atalarından kendilerine intikal ettiğini, sınırlarının sabit olduğunu belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazların etrafının genişletilmeye elverişli sınırlarla çevrili olduğu,vergi kaydı miktarı kadar kısmın davalılara verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi Emine Küçüksözen'in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere göre; 52, 84, 85 ve 88 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak kurulan kabul ve red hükmünde bir isabetsizlik yoktur. Tarafların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak;
Çekişmeye konu 35, 48, 49, 50, 51 ve 53 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili yeterli bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Tescile dayanak 4, 49 ve 91 tahrir sayılı vergi kayıtlarının okuduğu sınırlar itibariyle gayri sabit hudutlu olduğu ve kapsamlarının miktarıyla geçerli bulunduğunda şüphe yoktur.
Ne var ki, davalılar tarafından ibraz edilen, dosyada mevcut vergi kayıtlarının mahallinde uygulanmadığı, kapsamlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmediği, komşu parsel kayıtları ile bu uygulamanın denetlenmediği, keşfi izlemeye ve infazı sağlamaya yeterli uzman bilirkişi raporu alınmadığı görülmektedir.
Hal böyle olunca; yerinde yeniden yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız mahalli bilirkişiler aracılığıyla uygulama yapılması tespit dayanağı vergi kayıtlarının yukarıdaki hususları kapsar biçimde mahalline uygulanması, bilirkişilerden vergi kayıtlarındaki her sınır hakkında bilgi alınması, bilinmeyen sınırlar yönünden yanlara tanık dinletme olanağı sağlanarak bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi, tüm bu uygulamayı denetlemek ve infazı sağlamak yönünden, tapu fen memuru ya da harita mühendisi niteliği taşıyan uzman bilirkişice düzenlenecek ölçekli krokiye yansıtılması, vergi kayıtlarının miktarı ile kapsam tayin edilerek, miktar fazlası bölümler yönünden zilyetlikle kazanılabilecek yerin belirlenmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy