(7201 S. K. m. 35) (2004 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Bursa 5. İcra Müdürlüğünün 2000/6062 sayılı dosyası ile alacaklı bulunan davalı Markem A.Ş. tarafından yapılan icra takibinde maliki bulunduğu taşınmazın haczedildiğini, davalıca adresinin bilindiği ve adresinden ayrılmadığı halde satış ilanının Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapıldığı gibi bu tebliğin de kanun ve tüzüğe uygun olmadığını, usulsüz tebliğ ile taşınmazının diğer davalı Mefail Sürer'e satıldığını ileri sürüp kaydın iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı şirket, satış ilanının da önceden tüm tebligatların alındığı adrese gönderildiğini, ancak davacının tebligatı almaması nedeniyle Tebligat Kanununun 35. maddesine göre kendisine tebliğ edildiğini, davacının da önce açtığı ihalenin feshi davasının reddedildiğini, davalı Mefail Sürer ise iyiniyetli 3. kişi olduğunu ve İcra İflas Kanununun 134. maddesine dayalı ihalenin feshi davasına bakma görevinin İcra tetkik Mercii Hakimliği olduğunu ileri sürüp davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine ilişkin önceden verilen kararın Dairece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken görev yönünden davanın reddi doğru değildir gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı Markem A.Ş. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar Markem A.Ş. ve Mefail Sürer tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Berna Dizdaroğulları Koç'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 1 parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu bağımsız bölümün davacının davalı şirkete borcu nedeniyle Bursa 5. İcra Müdürlüğünün 2000/6062 sayılı dosyası ile yapılan takip sonucu, davalı Mefail Sürer'e ihale suretiyle satıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı, anılan icra takip ve satış aşamasında kendisine usulsüz tebligatları yapıldığını ileri sürerek ihale sonucu davalı adına oluşan tapunun iptalini istemiştir.
Davada ileri sürülen usulsüz tebligat işleminin takip aşamasında gerçekleştiği ileri sürülmüştür. Bu aşamadaki işlemlerin icra dairesince yapıldığı kuşkusuzdur. Usulsüzlüğün iddia edilen işlemlere ihale alıcısı davalının katkısının bulunması halinde oluşan sicilin yolsuzluğundan söz edilebileceği muhakkaktır. Bu hal sicilin illiliği prensibinin bir sonucudur. Davalı ihale alıcısının yukarıda değinilen işlemlere bir dahilinin bulunmaması halinde onun bakımından sicilin dayanaksızlığından söz edilemez.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan kurallar dikkate alınarak gerekli araştırmanın yapılması usulsüz tebligat işlemine davalı ihale alacaklısı kayıt malikinin bir katkısının bulunup bulunmadığının saptanması, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy