(2942 S. K. m. 16)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı; 24 ada 17 parsel s. taşınmazının 644 m2'lik bölümünün davalı tarafından kamulaştırılmasına dair Belediye Encümen Kararının idari yargı yerinde iptal edildiğini ve böylece 2942 S. Kanunun 16. maddesi gereğince davalı adına verilen hükmen tescilin dayanaksız kaldığını ileri sürerek; tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı; çekişmeli taşınmazın Belediye adına kayıtlı olmadığını belirterek; husumet sebebiyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın 644 m2'lik kısmının 30.11.1995 gün ve 758 s. Encümen kararıyla acele elkoyma suretiyle yol olarak kamulaştırıldığı ve terkine tabi olduğundan kamulaştırma şerhi verilmekle yetinildiği, Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.8.1996 gün ve 101-88 s. ilamıyla da 2942 S. Kanunun 16. maddesi gereğince davalı adına tescile karar verildiği, ancak, Bursa 1.İdare Mahkemesi'nin 1996/622 esas, 1997/843 s. iptal kararıyla kamulaştırma sebebinin ortadan kalktığı; böylece davalı adına tescilin yolsuz hale geldiği gerekçesiyle; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sevinç Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; davacının kayden maliki olduğu 17 parsel s. taşınmazın Belediye tarafından 644 m2'sinin kamulaştırıldığı ve 2942 S. Kanunun 16. maddesi gereğince davalı adına tesciline karar verildiği ancak bu işlemin sicile yalnızca şerh olarak yansıtıldığı, kaydın tamamının halen davacı üzerinde bulunduğu görülmektedir.
Davacı tarafından kamulaştırma işlemine karşı idari yargı yerinde açılan dava sonucu anılan işlemin iptal edildiği ve kesinleştiği böylece Belediye adına yapılacak tescilin ve buna dayalı tapu siciline konulan şerhlerin dayanağının ortadan kalktığı anlaşılmaktadır. Ne var ki tapu kaydı halen davacı üzerinde bulunduğuna göre 644 m2'lik kısım yönünden iptal ve tescil kararı verilmesinde isabet yoktur.
Dava dilekçesinin içeriğinden, iddianın ileri sürülüş biçiminden davada, tapu kaydında bulunan şerhlerin terkininin de istendiği sonucuna varılmaktadır. Öyle ise şerhin silinmesine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan sebeplerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 27.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy