(3194 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, paydaşı bulundukları 1078, 1079, 1080, 1082 ve 1085 sayılı parseller hakkında Sulh Hukuk Mahkemesinin 1963/244 Esas Sayılı davası sonunda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini ve İcra Müdürlüğünün 1966/1 sayılı dosyasında satışlarının yapıldığını, 1078 ve 1080 sayılı parselleri ihaleden satın alıp bedellerini ödediklerini ancak satış evrakları tapuya gönderilmediği için diğer paydaşların hakları kalmadığı halde halen kayıtlarda paydaş gözüktüklerini ileri sürerek 1078 ve 1080 nolu parsellerin adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece, taşınmazların imar şuyulandırma işlemine tabi tutulduklarının ve imar parsellerinin oluştuğunun anlaşıldığı, uyuşmazlığın ancak idari yargıda çözümlenebileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Murat Ataker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mahkemece uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Dosya içeriği toplanan delillerden tarafların dava konusu 1078 ve 1080 sayılı parsellerle birlikte 1079,1082 ve 1085 sayılı parsellerde paydaş iken 1963/244 Esas Sayılı izale-i şuyu davasında ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiği, İcra Müdürlüğünün 1966/1 sayılı satış dosyasında da 1079,1082 ve 1085 parsel sayılı taşınmazların ihalesinin gerçekleştirildiği ve sicile yansıtıldığı; keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporundan, bölgede 3194 Sayılı Yasanın 18.maddesi uygulaması ile imar parsellerinin oluştuğu görülmektedir.
Davacılar, 1966/1 sayılı satış dosyasında çekişmeli 1078 ve 1080 sayılı parselleri satın aldıkları iddiasıyla eldeki davayı açmışlardır.
Dilekçe içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimi dikkate alındığında, davanın imar uygulamasına yönelik bulunmadığı sicilden kaynaklanan yolsuz tescile ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Öyle ise imarın dayanağı idari işlemin mahkemenin görevini etkilemeyeceği uyuşmazlığa Adli Yargı yerinde bakılması gerekeceği kuşkusuzdur. Kaldı ki temyiz dilekçesine eklenen Belediye Başkanlığı yazısında da uygulamanın İdare Mahkemesince iptal edildiği belirtilmiştir.
Hal böyle olunca; işin esasının incelenerek tüm delillerin eksiksiz toplanması, imar uygulama işleminin ayakta durup durmadığının açıklığa kavuşturulması ve ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacıların temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy