(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mülkiyeti vakfa ait olan Merkez Camii minaresine davalı şirketin baz istasyonu kurmak suretiyle müdahale edildiğini, baz istasyonunun insan sağlığı için tehlike oluşturduğunu ileri sürerek, hukuka aykırı elatmanın önlenmesine, baz istasyonunun kaldırılmasına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4500 Dolar ecrimisilin 08/08/2002 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, camilerin özel mülkiyete tabi olmadığını, davacı vakfın taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin bulunmadığını, her türlü tasarruf hakkının Diyanet İşleri Başkanlığına ait olup aralarında yaptıkları sözleşmeye dayanılarak baz istasyonu kurulduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı vakfın kayden malik olduğu çaplı taşınmazına davalıların haklı ve geçerli bir neden olmaksızın baz istasyonu kurarak elattığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne Karar verilmiştir.
Karar, davalılar ve ihbar olunan tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi İlknur Acar'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişmeli taşınmazın davacı vakıf adına kayıtlı olduğu, taşınmazın tasarruf hakkının davalı T. Camii Vakfına devredildiğine veya kira sözleşmesi yapılması konusunda yetki verildiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı, anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı T. Camii Vakfı ile davalı Telsim Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. arasında yapılan kira sözleşmesinin davacı vakıf için bağlayıcı olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları doğru değildir, reddine.
Ancak, haksız eyleme dayalı tazminat niteliğindeki ecrimisilin, Türk Parası üzerinden hesaplanıp, tahakkuk tarihleri itibariyle yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, yabancı para birimi üzerinden ve yanılgılı tarih esas alınarak hüküm kurulması isabetsizdir. Davalıların anılan hususlara ilişkin temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy