(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 186)
Dava: Davacı, 9 parsel sayılı taşınmazdaki 1/20 arsa paylı 17 nolu deponun maliki olduğunu, davalının da 1/20 paylı 18 deponun maliki bulunduğunu, davalının depolar arasındaki müşterek duvarı bağımsız bölümüne tecavüzlü biçimde yaptığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve duvarın yıkımını istemiştir.
Davalı, çekişmeli depo ve duvarın inşaat ruhsatına uygun yapıldığını, davacının da bu durumu bilerek satın aldığını belirtip davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında bağımsız bölümü kayden davalıdan satın alan dahili davalılar, iyiniyetli olarak malik olduklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, projeye uygun olan duvarın sonradan alınan tadilat projesine ve kat irtifakına aykırı yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekili tarafından süresinde duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Özgül Bozkurtgil'in raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi duruşma istemi dava değeri yönünden reddedildi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu olup kat irtifakı kurulan 9 parsel sayılı taşınmazdaki 17 nolu bağımsız bölüm davacıya, 18 nolu bağımsız bölüm ise davalı Yüksel Balcı'ya ait olduğu, yargılama aşamasında 18 nolu bağımsız bölümün Serkan ve Hüseyin Arslan'a devredildiği, bu devir üzerine HUMK. nun 186. maddesi hükmü gereğince devralan Serkan ve Hüseyin Arslan'ın davada hasım gösterildikleri, diğer taraftan çekişmeli 18 nolu bağımsız bölümün bir bölümünün usulüne uygun olarak yapılan tadilat projesine göre davacının bağımsız bölümüne ilavesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Belirlenen bu olgulara göre tadilat projesi esas alınmak suretiyle davanın kabulü kural olarak doğrudur. Ne var ki, HUMK. nun 186. maddesi hükmü gereği dava kendilerine tevcih edilen Hüseyin ve Serkan Arslan bakımından bir hüküm kurulması gerekirken adı geçenlerin isimlerine hükümde yer verilmeksizin ve hükmün kime yönelik olarak kurulduğuna hüküm fıkrasında değinilmeksizin taşınmazın önceki kayıt maliki bakımından karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Tarafların temyiz itirazı yerindedir kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy