(3402 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kadastro çalışmaları sırasında davacıların miras bırakanı adına tespit ve tescil edilen 267 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Emine davanın reddini savunmuş, diğer davalılar oturumlara katılmamışlardır.
Davanın reddine dair mahkemece verilen karar Dairece... yerinde yapılan keşif soncu düzenlenen 17.4.2003 tarihli ziraat bilirkişisi raporundan çekişmeli yerin; (E) sınıfı dik eğilimli (S) sınıfı çok taşlı arazi olduğu, üzerinde ardıcı çoğalıcı ve istilacı bitkilerin zeminde yaygın olduğu belirtilmiş ve belirlenen bu vasfı ile mera özelliği taşıdığı ifade edilmiştir. Bu belirlemelere göre dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliği taşımadığı özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden bulunduğu açıktır. Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, taşınmazın belirlenen temel vasfı gözardı edilip talep sonucu yönünden davanın reddedilmiş olması doğru değildir. gerekçesi ile bozulmuş, bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Selda Özer'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan bozma ilamında öngörüldüğü biçimde soruşturma tamamlanıp hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Ancak;
Mahkemece yapılan araştırma sonunda, dava konusu taşınmazın niteliğinin mera olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu nitelikteki yerler 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddesinde ifade edildiği gibi özel mülkiyete konu olamaz, anılan yerlerin sınırlandırılması yapılarak parsel numarası verilmek suretiyle özel sicile yazılması ile yetinilir.
Hal böyle olunca, taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve bu niteliği ile özel siciline yazılması gerekirken Hazine adına tesciline karar verilmiş olması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları bu bakımdan yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy