(4721 S. K. m. 693)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, 27 parsel sayılı taşınmazda kendileri ile davalıların miras bırakanları Hayri Eğilmez'in ½'şer paydaş olduklarını; Hayri ile birlikte taşınmazı iki dükkan haline getirmek amacıyla yaptırdıkları tadilat projesinin uygulanmasına Hayri'nin ölümü üzerine hak sahibi olan davalılarca engel olunduğunu ve davalıların taşınmazı tek başlarına kullandıklarını ileri sürerek, yapının tadilat projesine uygun hale getirilmesine ve bu konuda kendilerine izin verilmesini istemişlerdir.
Davalılardan, bir kısmı davanın reddini savunmuşlar; diğerleri ise davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak önceden verilen karar, Dairece taraflar arasındaki çekişmenin giderilmesi yolunda muarazanın önlenmesi anlamında bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulmakla, bozmaya uyulmuş ve davacıların 2001/157 esas sayılı dava ile davalılar aleyhine açtıkları elatmanın önlenmesi davası sonucu verilen kabul kararı ile amaçlarına ulaştıkları ve eldeki davanın görülmesinde hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle yeniden davanın reddine hükmedilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 7.6.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edilen M.Ali Eğilmez geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz eden v.s. vekili avukatlar ile diğer temyiz edilenler gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi N.Semra Soydaş tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmazda muarazanın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazda yaratılan muarazanın giderilmesi istekli açılan davada mahkemece davanın reddine ilişkin olarak önceden kurulan hüküm Dairece, davacılar ile davalıların müştereken malik bulundukları taşınmazda belediyece onaylı tadilat projesi hazırlattıkları; ancak davalıların bu projenin gerçekleştirilmesine engel olmak suretiyle muaraza yarattıklarının sabit bulunduğu anlaşıldığına göre, taraflar arasındaki çekişmenin giderilmesi yolunda muarazanın önlenmesi anlamında bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, davanın reddine hükmedilmiştir.
Bozma ilamının içeriği ve orada varılan sonuç bakımından, taraflar arasındaki çekişmenin, onaylı ve geçerli tadilat projesinin uygulanmasını sağlar biçimde karar oluşturulması suretiyle giderilmesinin öngörüldüğü açıktır.
Ne var ki, bozma ilamına uyulmasına karşın, yanılgılı gerekçe ve değerlendirilmelerle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekten de, eldeki davanın devamı sırasında davacılar tarafından, çekişmeli taşınmazdan kendilerinin yararlandırılmadıkları ileri sürülmek suretiyle davalılar aleyhine elatmanın önlenmesi istekli davanın açıldığı; o davada Türk Medeni Kanununun paylı mülkiyet hükümlerinin uygulanması sonucu karar verildiği görülmektedir. Bu suretle oluşturulan hükmün, paylı mülkiyet üzere olan çekişmeli taşınmazdaki taraflar arasında mevcut mülkiyet uyuşmazlığını çözer nitelikte bulunmadığı açıktır.
Eldeki davada ise, dava konusu farklı olup, taşınmazın Türk Medeni Kanununun 693. maddesi anlamında paydaşlar arasındaki yararlarına ve kullanma biçiminin belirlenmesi isteğine ilişkindir ve bu isteğin dayanağı da onaylı tadilat projesidir. Bu bakımdan elatmanın önlenmesi davası sonucu verilen hükmün eldeki davanın çözümlenmesine engel teşkil etmeyeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzere, onaylı tadilat projesi gerekleri yerine getirilmek üzere taraflar arasındaki çekişmenin giderilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy