(4721 S. K. m. 683, 995) (6570 S. K. m. 12)
Dava: Davacı, maliki bulunduğu 19 ve 20 no'lu bağımsız bölümlerin aralarındaki kira sözleşmesi gereğince davalı tarafından kullanıldığını, ancak davalının sözleşmede yer almayan 22 no'lu işyerini ve depo niteliğindeki ayrı bir işyerini de içerden genişletmek suretiyle haksız olarak işgal ettiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiştir.
Davalı, taşınmazı 1991'de kiraladığından bu yana bir bütün halinde eczane olarak kullandığını, davacının açtığı kira tespiti ve uyarlama davasında dava konusu bölümün de kira sözleşmesi kapsamında kaldığının belirlendiğini, intifadan men edilmediğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, fuzuli işgal nedeniyle tahliye talebinin 6570 Sayılı Yasanın 12/3 md. gereğince Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile dosyanın tefrik edilerek görev yönünden reddine, ecrimisil talebinin ise intifadan men koşulu gerçekleşmediği ve davalının kötüniyetinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. A.'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, kira ilişkisinden söz edilerek görev yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacının 19, 20, 22 nolu dükkanlar ile depo vasıflı bağımsız bölümlerin kayden maliki olduğu, davalı ile aralarındaki 1.9.1991 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre 19 ve 20 nolu bağımsız bölümlerin kiralandığı görülmektedir.
Davacı, davalının sözleşme kapsamındaki 19 ve 20 nolu bağımsız bölümler dışındaki dava konusu 22 nolu bağımsız bölüm ile depo vasıflı yeri de haklı ve geçerli neden bulunmadan kullandığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Gerçekten, anılan kiralandığı kira sözleşmesinden davalıya sadece 19 ve 20 nolu bağımsız bölümlerin sabittir.
Davalının savunmasına dayanak yaptığı, kira tespit ve uyarlama davalarına ilişkin dosya içeriklerinden çekişmeli yerlerin taraflar arasında mevcut kira sözleşmesi kapsamında olduğu açıkça anlaşılamamaktadır.
Sonuç: Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 02.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy