(6570 S. K. m. 12/1, 12/3) (3621 SK m. 5) (2709 SK m. 43) (1086 SK m. 38)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, imar paftasında belediye hizmet alanı olarak ayrılan alandaki fırını davalının haksız işgal ettiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesine, taşınmazdaki makine, ekipmanın yıkımı ile 6.000.000.000 TL.ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı Emin den devraldığını, belediye ile arasında bir sözleşme olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazı davalının haksız olarak işgal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, hizmet alanında bulunan Belediyeye ait musakkaf nitelikli fırının 2886 Sayılı Yasanın 45.maddesi gereğince belediye encümen kararına bağlanarak başlangıç tarihi 6.6.2002 olmak üzere dava dışı Emin'e 3 yıllığına kiralandığı, taraflar arasında 21.5.2002 tarihinde düzenlenen kira ihalesine ait idari şartnamenin 11.maddesinde de kiracının kiralanan yeri bir başkasına devredemeyeceği şarta bağlanarak taraflarca kabul edildiği, buna rağmen kiracının çekişme konusu yeri 16.9.2003 tarihinde davalıya devrettiği ve onun kullanımına terk ettiği, ayrıca, davalı ile davacı idare arasında düzenlenen bir sözleşmenin de bulunmadığı görülmektedir.
Öyleyse, taraflar arasındaki çekişmede 6570 Sayılı Taşınmaz Kiraları Hakkındaki Yasa hükümlerinin uygulanması gerekeceği ve bu yasa düzenlemelerinin gözetilmesi gerektiği açıktır.Bilindiği üzere; 6570 Sayılı Yasanın 12/1.maddelerinde aynen "kiracı mukavelede hilafına sarahat olmadıkça, kiralanan yeri kısmen veya tamamen başkasına kiralayamaz, yahut istifade hakkını veya mukavelesini başkasına devredemez veyahut kendisi gayrımenkulü bırakmış olduğu halde, hiçbir sebeple bu yeri kısmen veya tamamen başkasına işgal ettiremez" hükmüne yer verilmiş ve yine aynı maddenin 3.fıkrasında da "bu maddenin birinci fıkrası hükmüne riayet etmeyerek bir gayrımenkule kiracı veya devir alan sıfatıyla girenler veya bu gayrımenkulü işgal edenler hakkında hiçbir ihtara hacet kalmaksızın sulh mahkemelerinde tahliye davası açılabilir" denilmiştir.
O halde, değinilen bu özel düzenleme karşısında taraflar arasındaki çekişmenin sulh hukuk mahkemesince çözüme kavuşturulacağı tartışmasızdır. Görev kamu düzeniyle ilgili olup, davanın her aşamasında kendiliğinden (res'en) gözetilmesi gereken bir usul kuralıdır.
Hal böyle olunca, mahkemece görev nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 2.6.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy