(1086 S. K. m. 7) (634 S. K. Ek m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, 442 ada 12 parsel üzerinde bulunan binalarda bir kısım bağımsız bölümlerin davalı kişilere satıldığını. ancak. 02.08.1996 tarihinde tesis edilen kat irtifakın arsa payının 600/600' e tekabül etmesi gerekirken sehven 600/120 olarak tescil edildiğini ileri sürüp, kat irtifakının yeniden tesisi isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı Tapu Sicil Müdürlüğü vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Karar davalı Tapu Sicil Müdürlüğü vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S.T.'nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava; kat irtifakına geçilen yapıda arsa paylarının düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere, özellikle davada ileri sürülen iddianın içeriğine göre, çekişmenin kat irtifakı kurulmuş ana yapıdaki bağımsız bölümlere ait arsa paylarının düzeltilmesine yönelik olduğu, verilecek kararın sicilde belirlenen mülkiyetten kaynaklanan ilgililerin hak durumunu etkileyeceği, bir başka deyimle çekişmenin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklandığı açıktır.
Bilindiği gibi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.02.1977 gün, 1976/5-1988 Esas, 1977/105 Karar sayılı, keza 18.02.1977 gün 1976/5-3465 Esas, 1977/172 Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'na 2814 Sayılı Yasa ile 1983 tarihinde (ek-1-) madde ilavesinden önce somut olayda olduğu gibi arsa payının düzeltilmesi sonucunu doğuran isteklerin aynı mahiyette bir uyuşmazlık niteliğinde olduğu ve değere göre bu davaların genel mahkemelerde görülmesi gerektiği içtihat edilmişken sonradan (1983) yürürlüğe giren 2814 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle ve 634 Sayılı Yasaya eklenen ek -1- maddesi ile "bu kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir" hükmü ile yeni bir yasal düzenleme getirilmiştir. Buna göre kat mülkiyeti uygulanmasından doğan uyuşmazlık ister yönetimden, ister 634/33. madde kapsamına giren işlerden, ister devir mecburiyeti veya arsa payının düzeltilmesi isteminden veyahut ayni hakka dayanan bir anlaşmazlıktan doğsun, tüm bu davaların görülmesinde görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.
Öte yandan, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan sulh hukuk mahkemesinin görevi içinde kalan bir dava asliye hukuk mahkemesinde görülüp karara bağlanamaz. Böyle bir durumda HUMK'nun 7. maddesinin 2. fıkrasının uygulama yeri yoktur. Yasa hükmü özel mahkeme olarak sulh mahkemesini göstermiş olup, hüküm kamu düzeniyle ilgilidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.03.1983 günlü 1983/5-99 esas, 260 sayılı kararında "özel mahkeme olarak sulh mahkemesi gösterilmişse asliye hukuk mahkemesi davaya bakamaz" denilmek suretiyle konuya açıklık getirilmiş bulunmaktadır. Ancak bu kuralın bir tek istisnası olarak 2814 sayılı Değişiklik Yasasının Geçici 2. maddesiyle kanunun yürürlük tarihi olan 1983 tarihinden önce asliye hukuk mahkemelerine açılmış olan davaların bu mahkemelerce sonuçlandırılacağı öngörülmüştür.
Diğer taraftan, görev kamu düzeniyle ilgili olup, davanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekli bir usul kuralıdır.
Hal böyle olunca, çekişmenin 634 Sayılı Yasadan kaynaklanması nedeniyle sulh hukuk mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu gözetilerek davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere çekişmenin esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Tapu Sicil Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HMUK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy