(2942 S. K. m. 14) (4721 S. K. m. 640)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, maliki bulundukları 124 parsel sayılı taşınmazın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nca davalı şirket adına kamulaştırıldığını, bu karar aleyhine idare mahkemesine dava açtıklarını ve kamulaştırma işleminin iptal edildiğini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, Kamulaştırma Kanununun 14/3. fıkrasına göre hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kamulaştırma işleminin idare mahkemesince iptal edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Selda Özer'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Dava, kamulaştırma kararının iptali hukuksal nedenine dayalı iptal istemine ilişkindir.
Mahkemece, taşınmazın iptaline ve tesciline karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, özellikle tapu kaydının incelenmesinden, çekişme konusu taşınmazın 2/3 payının davacı Şükrü Görgün'e, 1/3 payının da elbirliği ortaklığı olmak üzere davacı Fikri Görgün ve dava dışı Muradiye Taşaliken'e ait olduğu anlaşılmıştır. Yine tapu kaydının incelenmesinde dava konusu taşınmazın Kutman Ticaret Limited Şirketi adına kamulaştırıldığı, ancak tapudan gönderilen belgelerden bu şirket adına tapu kaydının oluştuğu bildirildiği gibi, diğer bildirimde de Kutmangil Turizm Tesisleri Ve Yatırımları Anonim Şirketi adına tapuda kayıtlı olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Yukarıda açıklandığı üzere davacılar tarafından iptal istenilmiş, tescil istemi bulunmadığı halde mahkemece kaydın iptal ve tesciline karar verilmiştir. Bilindiği üzere iptal istemi tescil istemini kapsamaz.
Hal böyle olunca;
Öncelikle 1/3 payda elbirliği ortaklığı bulunduğundan diğer paydaşın Türk Medeni Kanununun 640.maddesi uyarınca davaya iştirakinin sağlanması.
Tapu kaydı tapu sicil müdürlüğünden tekrar istenerek tapunun limited şirket üzerinde iken anonim şirket üzerine ne şekilde kaydedildiğinin sorulması, şirketin Ticaret Kanununa göre nevinin (kişiliğinin) değişip değişmediğinin gözetilmesi, buna göre husumetin tayini.
Sonuç: Davacılara önel verilerek tescil davası açmalarının sağlanması, her iki davanın birleştirilmesi, taraf delilleri ondan sonra değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 20.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy