(3091 S. K. m. 1) (4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kamulaştırma yoluyla çekişmeli taşınmazların mülkiyetinin Aliağa Organizasyon Sanayii Bölgesi Müdürlüğüne geçtiğini, davalının başvurusu üzerine Aliağa Kaymakamlığınca kadastral paftada yol olarak görülmeyen bir alanın kullanım hakkının köy halkından olduğu gerekçesiyle Organize Sanayi Bölgesi aleyhine idari men kararı verildiğini, dava konusu yerin yol olmayıp mülkiyeti yasa gereği Organize Sanayi Bölgesine devredilen yer olduğunu ileri sürüp, mülkiyetin ve zilyetliğin tespiti ile davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, köy halkının tarlalarına girmelerini sağlayan yolun tel örgü ile çevrilmesi nedeniyle Aliağa Kaymakamlığına köy tüzel kişiliğini temsilen başvurduğunu, husumetin köy tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğini davacı taşınmazlarına tecavüzü bulunmadığını bildirip, davanın reddine savunmuştur.
Mahkemece, davacı taşınmazına davalının elatmasının önlenmesine, mülkiyet ve zilyetliğin tespiti taleplerinin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Karar, davalı vekili ve davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Senem Altınbulak'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve mülkiyetin tespiti isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazların Aliağa Organize Sanayi Bölgesi adına kayıtlı olduğu, Karaköy Köy Muhtarı Neşet Kara'nın köy tüzel kişiliği adına idareye müracaat ederek 3091 Sayılı Yasa gereğince taşınmazın bir bölümü için idari men kararı aldırdığı anlaşılmaktadır. Davacı Organize Sanayi Bölgesi Köy Muhtarlığının aldığı men kararı ile muaraza yarattığını ve kendisine ait olan bu yere haksız olarak elatıldığını, ayrıca idari men kararına konu edilen bölümün kendi mülkiyet alanı içinde kaldığının tespitini istemiştir.
Dava dilekçesinde idari men kararına dayalı olarak muaraza yaratan köy tüzel kişiliğine husumet tevcih edilmemiştir. Mülkiyetten kaynaklanan bu türlü isteklerde, gerçekten muaraza yaratan kişinin davalı olacağında kuşku yoktur. Muaraza yaratan köy tüzel kişiliği hasım olarak davada yer almamış, tüzel kişilik dışında bizatihi muhtarın kişi olarak kendisine yönelik dava açılmıştır. Davada davalının husumet itirazında bulunduğu da açıktır. Esasen davada husumet dava şartlarından olup, mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir.
Hal böyle olunca, davalı Neşet Kara aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Bozma gerekçesine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, davalının temyiz itirazının kabulüne, hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy