(1086 S. K. m. 91)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılardan Şerife, miras bırakanı eşi Ali Topdağ'ın kardeşi muristen intikal eden 2 ve 6 parsel sayılı taşınmazların intikal işlemlerini yapmak üzere davalı Hüseyin'e satış yetkisi de içeren vekaletname verdiğini, vekil Hüseyin'in de İsa Palalı'yı vekil tayin ederek taşınmazlardaki payını vekalet görevini kötüye kullanarak murisin kardeşi Şükran'ın oğlu davalı Ahmet'e sattığını ileri sürüp tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacıların aynı istemle 6 yıl önce açtıkları davada hakkın özünden vazgeçtikleri, aynı sebeple tekrar dava açılmasının Türk Medeni Kanununun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Selda Özer'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, vekalet aktinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ile toplanan delillerden; davacıların 1994 tarihinde ölen miras bırakanları Ali'nin kardeşi olan Hüseyin'e verdiği vekaletname ile vekil Hüseyin'in dava dışı İsa'yı tevkil ettiği ve onun da 5, 8, 9, 28, 33, 34, 35 ve 56 parsel sayılı taşınmazlardaki davacılara ait payları 1.6.1995 tarihinde satış yolu ile davalı Ahmet'e temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacıların daha önce 11.7.1996 tarihinde davalı Hüseyin ve Ahmet Topdağ aleyhine aynı hukuksal sebebe dayalı olarak açmış oldukları tapu iptal ve tescil davasının Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.1.1997 tarih ve 1996/468 esas,1997/31 karar sayılı ilamı ile davanın takip edilmemesinden bahisle açılmamış sayılmasına karar verilerek kesinleştiği görülmektedir.
Mahkemece ve yukarıda değinilen davada davacıların davanın esası bakımından feragat ettiklerine değinilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı Şerife Topdağ'ın 9.4.1997 tarihinde Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dilekçede, açılmamış sayılmasına karar verilen dava sırasında çekişmeli taşınmazlar üzerine konan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istediği ve bu istek gözetilmek suretiyle tedbirin de kaldırılmış olmasına rağmen, hakim imzasını taşımayan ve 15.4.1997 tarihinde tasdik edilen kalem zaptında yanılgı ile istemin davadan vazgeçme şeklinde görüldüğü ve bu şekilde dilekçeye şerh verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, anılan dilekçe ve içeriği yanlış değerlendirilmek suretiyle istem davadan vazgeçme şeklinde nitelendirilmiş, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacıların davanın özü ve esası itibariyle bir feragatlarının bulunmadığı açıktır.
Hal böyle olunca, taraf delillerinin toplanması, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması, hasıl olacak sonuca göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy