(4721 S. K. m. 683) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 223 parselde kayıtlı taşınmazın paydaşı olduğunu, davalının taşınmaz içinde kanal açmak ve su deposu inşaa etmek suretiyle elattığını ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve haksız yapılan inşaatın yıkımını istemiştir.
Davalı, davacının taşınmazın tamamına sahip olmadığını ve Hazinenin payının bulunduğunu,bu paya dayanılarak tasarrufta bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak önceden verilen karar Dairece çekişmeli yapıların davacının payından yararlanmasını engellemediği ve taşınmazın niteliğini değiştirmediğinin belirlendiğinden davanın reddine karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuş, bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Özgül Bozkurtgil'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Hükmüne uyulan bozma ilamı gerekleri yerine getirilerek hüküm kurulduğuna göre davalının sair itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, davalı yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 300 YTL avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken 120 YTL hükmedilmesi doğru değildir.
Sonuç: Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından hükmün 4. bendinde yazılı bulunan 120 milyon vekalet ücretinin 300 milyon (300YTL) olarak düzeltilmesine, kararın düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin (i) bendi gereğince hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 04.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy