(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 51 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 2 adet ev ve 2 adet su kuyusunun davalılar tarafından kullanıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Ali ve Mehmet, davaya konu taşınmaz üzerindeki ev ve kuyuların kendileri tarafından yapıldığını, bunların bedeli olan 15 milyar TL. ile zarar nedeniyle 2 milyar TL. olmak üzere toplam 17 milyar TL.'nin faiziyle davacıdan tahsili ile 49 ve 50 parseller lehine mecra irtifak hakkı tesisine karar verilmesi istemiyle dava açarak asıl davanın reddini savunmuşlardır. Diğer davalı Hasan, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı Sait tarafından davalılardan Hasan hakkında açılan davanın reddine,diğer davalılar aleyhine açılan elatmanın önlenmesine yönelik istemin kabulüne,birleşen dosya davacıları Mehmet ve Ali tarafından açılan dava yönünden kuyu bedeli isteminin kabulüne,fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalılar Ali ve Mehmet vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Selda Özer'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, karşı dava tazminat ve mecra irtifakı kurulması istemine ilişkindir.
Mahkemece, çekişme konusu 51 parsele vaki elatmanın önlenmesine 3.333,00 YTL kuyu bedelinin davacı karşı davalıdan alınmasına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre davalıların tüm, davacının aşağıda yazılı husus dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
Davacının kuyu bedeli ile ilgili temyizine gelince; çekişme konusu taşınmazın öncesinin davalılar ile davacının bayiinin miras bırakanına ait olduğu, miras bırakanın ölümü ile taşınmazın ifraz edildiği 49 ve 50 parsellerin davalılara, 51 parselin ise davacının bayii davalıların kardeşi Hasan'a bırakıldığı ve tapuya bu şekilde tescil edildiği, davalılar lehine tapu kaydında herhangi bir açıklama (şerh) bulunmadığı, dava konusu yapılar ile kuyunun davacının bayi Hasan'a kalan 51 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunduğu, bu taşınmazında aynen davacıya satış yoluyla intikal ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalının bedele ilişkin isteğini davacıya yöneltilmesi olanaksızdır.
Hal böyle olunca, davacı karşı davalı aleyhine açılan kuyu bedelinin tahsili davasının da reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulü doğru değildir. Davacı-karşı davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy