(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın tescil harici bırakılan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davalı Mustafa'nın bu yere ev yaparak elattığını ileri sürmüş, yıkım suretiyle elatmasının önlenmesini istemiş, yargılama sırasında dava konusu taşınmazın 1332 parsel no'su ile Okurcalar Belediye Başkanlığı adına kayıtlandığını belirterek belediyeyi davaya dahil etmiş; birleşen 98/331 esas sayılı davada da 1332 sayılı parselin kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı iddiasıyla tapusunun iptalini talep etmiştir.
Davalı Mustafa, taşınmazın zilyetliğinde bulunduğunu, imar affı başvurusu olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın idarece belirlenen kıyı-kenar çizgisi dışında kaldığından bahisle davanın reddine ilişkin kararı Dairece, Hazine ve belediye arasındaki uyuşmazlığın Hakemde görülmesi, bu nedenle tefrik kararı verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuş; mahkeme bozmaya uyarak davalı belediyeye yönelik davanın tefrikine davalı kişiye yönelik davanın ise ilk hükümdeki gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
Karar, Hazine tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Murat Ataker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davalı gerçek kişi yönünden davanın reddine, davalı belediye bakımından ise tefrikine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davaya konu taşınmazın kadastro tespitinde tescil harici bırakıldığı, 22.11.1996 tarihinde 2981-3290 Sayılı Yasa gereğince 1332 parsel no'suyla Okurcalar Belediyesi adına tescil edildiği, 30.12.1997 tarihinde de satış suretiyle Mustafa Ergin'e devredildiği; Hazinenin belediye aleyhine İdari Yargıda açtığı tahsisin iptali hakkındaki davanın da halen derdest bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkeme, hükmüne uyulan Daire bozma ilamı doğrultusunda belediye bakımından davanın tefrikine karar vermiş ve Hazine ile belediye arasındaki mülkiyetin tespitine ilişkin uyuşmazlık Hakem'de yargılanmaya başlanmış ise de, sonradan 4916 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesiyle mülkiyetin aynına yönelik uyuşmazlıklar 3533 Sayılı Yasa kapsamından çıkarıldığından Hakem dosyasında görevsizlik kararı verildiği ve Hazinece dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin istendiği görülmektedir. Hazine ile belediye arasındaki sözü edilen çekişmenin eldeki dava sonucunu etkileyeceği de kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; her iki davanın birleştirilerek gerekli soruşturmanın yapılması, Hazinenin İdari Yargıda açtığı davanın kesinleşmesinin beklenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Hazinenin temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy