(3402 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, çekişme konusu olup, kadastroca tescil harici bırakılan, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazı davalının haksız olarak kullandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve tescil istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı kullanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazı davalının kullanmadığının saptandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Şükran Dağlı İ.'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kadastro harici bırakılan yere elatmanın önlenmesi ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere, özellikle çekişme konusu taşınmazda davalının dolaylı veya eylemli olarak bir elatmasının bulunduğu saptanamadığına göre, bu istek yönünden davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Hazinenin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak;
Davacı Hazine, elatmanın önlenmesi isteği yanında taşınmazın Hazine adına tescili isteğinde de bulunmuştur. Mahallinde yapılan keşif neticesi taşınmazın üzerinde meyve ağaçları bulunan bir yapıya sahip olduğu belirlenmiş, Kadastro Müdürlüğünün 28.10.2003 gün 247 Sayılı yazısında da evveliyatının bayır olması sebebiyle tapulama harici bırakıldığı bildirilmiştir. Taşınmazın bu yapısı itibariyle 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi kapsamında olduğu tartışmasızdır.
Sonuç: Hal böyle olunca, çekişme konusu taşınmazın davacı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacı Hazinenin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy