(1580 S. K. m. 70, 83)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mülkiyeti belediye'ye ait 6 ayrı taşınmazın 2886 Sayılı Yasa uyarınca ihale ile davalı kooperatife satıldığını, bedelin ödenmemesi nedeniyle yine belediye encümen kararı ile 1993 yılında ihalenin iptal edildiğini, 1997'de yapılan imar uygulamasından sonra yeni oluşan 6 ayrı imar parsellerinin sehven belediye encümenince alınan kararla davalı adına tescilinin sağlandığını ileri sürüp tapuların iptal ve tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı iddiası sabit görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Ülkü Akdoğan'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazların öncesinde davacı belediye, adına kayıtlı iken 2886 Sayılı Yasa uyarınca yapılan ihale ile davalı kooperatife satıldığı, daha sonra ihalenin iptal edilmesiyle önceki maliki adına tescil edilen taşınmazların imar uygulamasına tabi tutularak 1689 ada 34-35-36-37-38 ve 39 nolu imar parsellerinin 30.9.1997/1053 sayılı Büyükşehir Belediye Encümen kararı ile davalıya intikal ettirilip, tevhitle 40 parsel 2333 m2 miktarlı, kat irtifaklı mesken vasfı ile halen davalı kooperatif adına kayıtlı olduğu görülmektedir.
Davada ileri sürülen iddianın ve davalı tarafından savunmasının içeriğine göre;yanlar arasındaki uyuşmazlık, davacı belediyeye ait taşınmazların mülkiyetini satış yoluyla nakleden temliki işlemin, hukuken geçerli sayılıp sayılamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki;1580 Sayılı Belediye Kanununun 70 ve 83. maddelerine yorum getiren gerek adli gerekse idari yargı kararlarında belediye taşınmazlarının satışına karar verme yetkisinin, belediye meclislerine ait olduğu ilkesi benimsenmiş ve yargısal uygulama istikrar kazanmış iken bu defa 3.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5373 Sayılı Yasa ile 1580 sayılı Belediye Kanunu iptal edilmiş ve 5393 Sayılı Yasanın 18/e ve 34/g maddesi hükmü ile belediyeye ait taşınmazların satışı yine Belediye Meclisinin kararına bağlı kılınmış, Meclisin kararı doğrultusunda Belediye Encümeninin tasarrufa yetkili olduğu benimsenmiştir. Ne var ki, bu konuda alınacak meclis kararlarının hangi unsurları kapsaması gerektiği hususu önem taşımaktadır.
Gerçekten, belediye meclislerinin belediyenin taşınmazlarının satışına yada belediye başkanınca veya belediye encümenince uygun görülen taşınmazların satışına şeklindeki genel nitelikte olan ve yetki devri anlamına gelen kararları, hukuki sonuç doğuramaz ve geçerli kabul edilemez. Öyle ise belediye meclis kararlarına, satılacak taşınmazların ada ve parsel numaraları, mevkii ve yüzölçümleri raice uygun tahmini bedelleri yazılmalıdır.
Somut olayda çekişmeli taşınmazların 30.9.1997 tarihli Belediye Encümen kararı ile davalı kooperatife temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Öyle ise, bu temlikin geçerli bir temlik işlemi olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 19.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy