(1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; davacılar, kadastroca çekişmeli 751,752 nolu parsellerin davalı Hazine, 13 nolu parselinde davalı Belediye adına tespit ve tescil edildiğini bir kısım taşınmazında tespit harici bırakıldığını oysa tapu kaydı kapsamında ve zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, davacılar Hamit Kuşun mirasçıları ve Mehmet Karakaş'ın davasının açılmamış sayılmasına, diğer davacıların davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davacılar ile davalılar Hazine ve Belediye tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi A.Sevil Çalıkoğlu'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılardan Hamit Kuş mirasçılarının ve Mehmet Karakaş'ın davayı takip etmedikleri dikkate alınarak haklarında HUMK. nun 409.maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Diğer taraftan, davaya katılan Belediyeye hükmün 18.8.2004 tarihinde tebliğ edildiği, vekilin yasal süre geçtikten sonra 4.10.2000 tarihinde temyiz ettiği görülmektedir. Bu durumda Belediyenin temyiz isteğinin de süresinde olmadığı anlaşılmakla temyiz talebinin; Reddine.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden; çekişme konusu 752 parsel sayılı taşınmazın kadastroca Hazine adına 1.4.1970 tarihinde tespit ve tescil edildiği görülmektedir. Davacılar Mustafa, Mecit bu yerin iskan tapuları kapsamında bulunduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmışlardır. Dayanak tapu kaydının 3.2.1937 tarihli olup, 2510 Sayılı Yasaya göre ihdas edildiği, davalıların bu kayıttan pay satın aldıkları sabittir. Bunun yanında, yerinde yapılan uygulama sonunda söz konusu tapunun çekişmeli 752 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü kapsadığı da anlaşılmaktadır. O halde, davanın kabulü kural olarak doğrudur. Ancak, davacılar dayanak tapu kaydından pay satın almışlardır. Çekişmeli taşınmaz bakımından mülkiyet haklarının edindikleri payla sınırlı olacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, çekişmeli taşınmazda davacıların payları kadar iptal tescile, kalan payların Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy