(3533 S. K. m. 1, 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı adına kayıtlı 2028 ada 1 parsel sayılı taşınmazın belediye meclisinin 17.02.1995 ve 25 sayılı kararı ile gecekondu önleme bölgesi içinde bulunduğunu, kamu yararı için ayrılmış ve tahsis edilmiş ayrık yerlerden olmadığını ileri sürerek, 775 ve 3194 sayılı yasa hükümleri gereğince tapu kaydının iptali ile adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Müdahil davacı, çekişmeli taşınmazın belediyece tahsis yolu ile kendilerine satıldığını beyan etmiştir.
Davalı, taşınmazın orman sınırları içinde iken 1976 yılında yapılan 2/B çalışmaları ile orman sınırları dışına çıkarılarak hazine adına tescil edildiğini, 775 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği tarihte hazine mülkiyetinde olmadığından söz konusu yasanın uygulanamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, daha önce verilen hakem kararını itiraz yolu ile inceleyerek denetleme yetkisinin bulunmadığı, gelinen aşama itibarıyla davaya genel mahkemede bakılacağından genel hükümlerin uygulanması ile kararın temyiz edilerek denetlenmesi gerektiği sonucuna varıldığından davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Özer'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tespit ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, istek bakımından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, davanın öncesinde hakemde görülmek üzere açıldığı, hakem tarafından 3533 Sayılı Yasanın 4. madde hükmünün 4916 Sayılı Yasanın 24. maddesi ile değiştirildiği dikkate alınarak görevsizlik kararı verildiği, işin bu sebeple mahkemeye intikal ettiği anlaşılmaktadır.
Görevsizlik kararının dayanağını teşkil eden yasal düzenleme dikkate alındığında 3533 Sayılı Yasanın 1. maddesinde belirtilen Daire ve müesseseler arasındaki taşınmaz ayın çekişmelerinin genel mahkemelerde görülmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, işin esasına girilerek bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy