(3194 S. K. m. 15, 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 46 parsel sayılı çekişmeli taşınmazın davalı Belediyece kamulaştırılıp taşınmaza el konulduğunu, daha sonra kamulaştırma işleminin iptal edildiğini, adına hükmen tescil de edildiğini, ancak davalı Belediyece çekişmeli taşınmazın başka taşınmazlarla birleştirilip, ifraz edildiğini ileri sürerek, oluşan taşınmazların kendi parseline karşılık gelen kısımların iptali ile adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Hülya Gerçeker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve, toplanan delillerden; kayden davacıya ait olan 46 parsel sayılı taşınmazın, davalı Belediye tarafından kamulaştırıldığı, sicil kaydının Belediye adına oluşturulduğu davacı kayıt malikinin açmış olduğu dava sonucu kamulaştırma işleminin Sivas İdare Mahkemesinin 24.12.1996 tarih 752-905 sayılı kararı ile iptal edildiği ve kararın kesinleştiği, bunun üzerine davacının Belediye aleyhine, sicilin düzeltilmesi konusunda açtığı davanın da kabulle sonuçlandığı ve sicilin yeniden davacı üzerine intikal ettiği bu arada Belediyece 13.8.1996 tarihli Encümen kararına dayalı olarak 3194 Sayılı Yasanın 15 ve 16. maddesi gereğince civar parsellerle birlikte yaptığı ifraz ve tevhitlerle yeni parsellerin oluştuğu ve taşınmazın bir bölümünün de yol olarak bırakıldıktan sonra, Belediye adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, anılan idari işleme dayalı olarak davalı Belediye adına oluşan sicil kayıtlarının iptali ile kendi adına tescilini istemiştir.
Belediye adına oluşan son kayıtların dayanağını teşkil eden tescilin 3194 Sayılı Yasanın 15, 16. maddelerinden kaynaklandığı, 3194 Sayılı Yasanın 15. maddesi gereğince Belediye Encümenince alınan kararın idari nitelik taşıdığı ve hukuksal varlığını koruduğu sabittir.
Tescilin dayanağını teşkil eden idari işlem ayakta durduğu sürece eldeki davanın dinlenme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalının temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy