(1086 S. K. m. 186) (2942 S. K. m. 35) (4721 S. K. m. 716)
Dava: Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, tapuda davalı adına kayıtlı 309 no'lu parselin yol ve otopark yapılması amacıyla davalıya bağışlandığını, ancak bağışlanan taşınmazın bir kısmının yol olarak bırakılıp kalan bölümün bağışlama amacına aykırı şekilde ihaleye çıkarıldığını ileri sürerek tapu iptal tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, taşınmazın bağışlanmadığını, rızaen yola terk edildiğini, yoldan ihdasen de belediye adına tescil edildiğini belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı iddiası sabit görülmeyerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar Hasan Ç. ve Abdurrezzak Ç. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi A.Sevil Ç.'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar, maliki bulundukları taşınmazı otopark yapılması koşulu ile davalıya bağışladıklarını, 2003 yılında bağış koşuluna uyulmayıp taşınmazın vasfı değiştirilerek satışa çıkarıldığını, kamu yararının ortadan kalktığını, bağıştan rücu koşullarının gerçekleştiğini ileri sürüp 107 ada 309 nolu parselin tapusunun iptali ile taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı Belediye, bağışlamanın söz konusu olmadığını, taşınmazın yola terk edildiğini, imar planında park alanı olarak ayrılmışken bilahare imar planında yapılan değişiklik sonrası satışa sunulduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bağış iddiasının kanıtlanamadığı, bağışın varlığı kabul edilse dahi Kamulaştırma Yasasının 35.maddesi uyarınca eski maliklerin mülkiyet iddiasında bulunamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden, 107 ada 4 parsel sayılı, 2573 m2 lik taşınmaz davacılar adına müşterek mülk olarak kayıtlı iken davacıların başvurusu üzerine 8.6.1990 günlü encümen kararı ile ifraza tabi tutulduğu, 780 m2 lik bölümünün 95 parsel numarası ile, 940 m2 lik bölümünün de 96 parsel numarası ile maliklere bırakıldığı, arada kalan 850 m2 lik kısmın da bedelsiz olarak yola terk edildiği, daha sonra yola terk edilen taşınmazın bir kısmının yoldan ihdasen 107 ada 309 parsel numarası ile belediye adına yazıldığı, 12.8.2002 günlü belediye meclis kararı ile imar planında değişiklik yapılarak bu yerin ticari alana dönüştürüldüğü, 2003 yılında da 309 sayılı parselin 11 parçaya ifraz edilerek parsellerden bir kısmının kişilere satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Davacılar taşınmazının bir bölümünün imar planına uydurulmak amacı ile bedelsiz olarak yola terk edildiği, bu kısmın tapudan terkin edildiği, bilahare yoldan ihdasen belediye adına tescil edilip imar planında yapılan değişiklikle yol olmaktan çıkarıldığı tartışmasızdır.
Kural olarak bu tür taşınmazların terkin amacına uygun biçimde kullanılması ve bunun sürdürülmesi asıldır. Davacıları terke zorlayan nedenin ortadan kalkması halinde, bağışlama niteliğindeki hukuki işlemin nedeninde var olan bağışlama koşulunun da gerçekleşemeyeceği, bir başka anlatımla (somut olayda) taşınmazın artık yol olarak kullanılamayacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda davalı belediyenin bedelsiz olarak aldığı taşınmazı yine bedelsiz olarak iade etmesi yükümlülüğü doğar.
Hal böyle olunca olayın yukarıdaki ilkeler uyarınca irdelenmesi, taraf delillerinin değerlendirilmesi 309 nolu parselin ifrazından oluşan 310 ile 320 nolu parsellerin kişilere hangi tarihte satıldığının saptanması, HUMY'nın 186.maddesinin uygulama yeri bulup bulamayacağının gözetilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri olmayan Kamulaştırma Yasasının 35.maddesi gerekçe gösterilerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir.
Davacıların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMY'nın 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene iade edilmesine, 05.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy