(4721 S. K. m. 683) (3194 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, yapılan imar uygulaması ile davalının eski 8688 parselinin bir kısmının kendi parseli ile birleştirilmesi sonucu yeni oluşturulan 5 nolu imar parselinin adına tescil edildiğini, bu parselde davalının eskiden yaptığı duvarın bulunduğunu, imar uygulamasından sonra da davalının ahır yapmak ve ağaç dikmek suretiyle taşınmazına müdahalede bulunduğunu ileri sürüp, elatmanın önlenmesine ahırın duvarının tecavüzlü kısımlarının yıkılmasına ve ağaçların sökülmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, imar uygulamasından önce iyiniyetli olarak duvar ve ahır yaptığını, imar uygulaması sonucunda dava konusu taşınmazın davacıya verildiğini belirtip davanın reddini savunmuş, mümkün olmadığı takdirde zararının karşılanmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin önceden verilen kararın Dairece ... duvarın ve imar öncesinde mevcut olan ağaçların değerlerinin saptanması ilamda ve belirtilen ilkelere göre bir hüküm kurulması gerektiği... gerekçesiyle bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Berna Dizdaroğulları Koç'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, imar parseline elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında, çekişme konusu ihata duvarının imar öncesi inşa edildiği, bir kısım ağaçlarında yaşları itibarıyla imar öncesinde mevcut olduğu vurgulanmış, muhtesatların değerinin 3194 Sayılı Yasanın 18.maddesi gereği bedellerinin depo ettirilmesi gereğine işaret edilmiş ve mahkemece belirlenen bedel depo ettirilmiştir. Bozmaya uyulmakla yanlar yararına usuli kazanılmış haklar doğacağı kuşkusuzdur. Öte yandan yıkımı istenen ahırın imar sonrası yapıldığı sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca, taşınmazın tecavüzlü kısımları yönünden elatmanın önlenmesine karar verilmesi, ahırın bedel takdir edilmeksizin; duvar ve ağaçlarında depo ettirilen bedellerinin davalıya ödenmesi suretiyle yıkımına karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Tarafların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy