(818 S. K. m. 240)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,kayden maliki bulunduğu 343 ada 8 parsel sayılı taşınmazı Muğla valisi ile yaptığı 20.07.2001 tarihli protokol gereğince kullanılması şartıyla davalı idareye bağışlamasına rağmen bugüne kadar taşınmazın bağış amacına uygun kullanılmadığını ileri sürüp bağış şartı gerçekleşmediğinden tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,dava konusu taşınmazın bağışının kayıtsız şartsız olduğunu,bağış doğrultusunda Kültür Bakanlığına tahsisin yapıldığını,ancak proje ve ödenek sıkıntıları nedeniyle taşınmazın restorasyonuna başlanamadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,çekişme konusu taşınmazın davalıya kayıtsız şartsız hibe edildiği, resmi akitte protokole atıf yapılmadığı,tahsisi yapan davalının proje ve ödenek sıkıntıları nedeniyle taşınmazı müze olarak faaliyete geçiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşmalı temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.03.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edilen hazine vekili avukat Armağan Örücü geldi,davetiye tebliğine rağmen temyiz eden vekili avukat gelmedi,yokluğunda duruşmaya başlandı,süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi,iş karara bırakıldı,bilahare tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 8 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından 23.7.2001 tarihli akitle davalı idareye bağış yoluyla temlik edildiği görülmektedir.
Resmi akit tablosunda bağışın bir koşula bağlanmadığı anlaşılmakla birlikte, taraflar arasında temlik öncesi düzenlenen 20.7.2001 tarihli protokol ile, taşınmazın M. Evi olarak restore ve muhafaza edilmesi, M. şehri ile ilgili her türlü bilgi belge ve eserin toplanacağı bir kütüphane veya M. nın geçmiş hayat tarzını yansıtacak bir mesken yada müze şeklinde kamu yararına açık olarak korunup yaşatılmasını istendiği, bu işlemlerin temlik tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde gerçekleştirilmesinin gerekli olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Böyle bir protokolün akitten ayrı düşünülmesine olanak yoktur. Öyle ise, bağışın koşullu olduğu kabul edilmelidir. Bu suretle yapılan uygulamaların koşula bağlı sayılması gerekeceği gerekse kararlılık kazanan yargısal uygulamalarla benimsenmiştir. ( HGK.lu 18.11.1987 gün,1986/6 200 E,1987/109 K; 11.H.D.23.10.1973 gün,1739/3826 ek sayılı kararlar ).
Söz konusu koşulun protokolde öngörülen zamanda yerine getirilmediği ve getirilmesine olanak bulunmadığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sonuç: Hal böyle olunca; iddianın sabit olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 6.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy