(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, paydaşı bulunduğu 638 parsel s. taşınmaz hakkında Samandağı Asliye Hukuk Mahkemesince 1995/131 Esas, 1999/546 sayı ile bir kısım payının iptal edilmesine karar verildiğini, ancak kararın infazı sırasında bütün payın terkin edildiğini ileri sürerek davalı Hazine adına olan payın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi İlknur Acar'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Karar:Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 638 parsel s. taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, anılan taşınmazdaki Suriye uyruklu Mustafa Sah'a ilişkin bir kısım payların satış yoluyla davacıya intikal ettiği, bu satış sebebiyle Hazine tarafından davacı aleyhine açılan dava sonucu Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.1999 tarih, 1995/131 esas ve 1999/546 karar s. ilamı ile taşınmazdaki davacı paylarının tamamının iptal edilerek Hazine adına hükmedildiği görülmektedir.
Söz konusu davadaki Hazine talebine konu payların, Mustafa Şah isimli Suriye uyruklu kişiden davacıya intikal eden paylar olduğu tartışmasızdır. Gerçekten de Suriye uyruklulara ilişkin taşınmazların satışına ve intikaline kanuni olanak yoktur. Bu suretle intikal ettirilen mülkiyet haklarının önceki malik (Suriye uyruklu) adına geri döndürülmesi gerekeceğinde kuşku yoktur.
Ancak davacı eldeki davada, önceden kurulan hükümle yalnızca Suriye uyruklu kişiden kendisine geçen yer için değil anılan taşınmazdaki çekişmesiz paylarının da Hazineye intikaline hükmedildiğini ileri sürerek bu pay yönünden oluşan sicilin yolsuzluğunu ileri sürmüştür.
Bir davada dava edilen şey bakımından (dava konusu) hüküm kurulur. Dava konusu olmayan hak yönünden kurulan hükme değer verilemez. Bu surette kurulan karar yok hükümdedir. Değinilen hüküm, kesin hüküm olarak nitelendirilemez.
Bu durumda; çekişme konusu 638 parsel s. taşınmazda davacının dava konusu olmayan payı yönünden hüküm kurulup-kurulmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken kesin hükmün varlığından söz edilerek karar verilmesi yerinde değildir. Sonuç:Davacının temyiz itirazının kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 10.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy