(1086 S. K. m. 91)
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; davacılar, mal satma ihtiyacı bulunmayan miras bırakan Mehmet'in mal kaçırmak amacıyla 6 parça taşınmazını satış suretiyle davalılara devrettiğini, davalıların onun yaşlılığından faydalanıp devri sağladıklarını ileri sürüp muvazaa nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline, bu mümkün olmadığı taktirde tenkisine karar verilmesini istemişler, 13.06.2005'de, 496 parsel sayılı taşınmaz yönünden tenkis taleplerinden feragat etmişlerdir.
Davalılar, dava konusu taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldıklarını, miras bırakanın başka taşınmazlarının da olduğunu ve onun biçerdöver borcunu ödediklerini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, dairece; davanın kabulü kural olarak doğrudur. Ancak, davaya konu 496 parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu iptali davası dinlenemez. Ne var ki, anılan taşınmaz bakımından tenkis isteği doğrultusunda araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Öte yandan, ilk hükümde haklarında olumlu ya da olumsuz karar verilmeyen davacıların hükmü temyiz etmemiş olmaları davalılar yönünden usulü kazanılmış hak doğurmaz. Davacılar, Hatice Tokmak, Hatice Dağ ve Zeynep Tokmak'a da miras payları oranında hak verilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken bu hususun gözardı edilmesi doğru değildir gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi Emine Küçüksözen'in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 17.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy