(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, maliki bulunduğu 2 ve 57 parsel sayılı taşınmazlara davalı tarafından haksız olarak elatıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve tecavüzlü muhtesatın yıkımı isteklerinde bulunmuş, birleşen davasında da 27 parsel sayılı taşınmazına da elatıldığını öne sürerek elatmanın önlenmesini istemiştir.
Mahkemece, tapu kayıtlarına üstünlük tanımak suretiyle asıl ve birleşen davanın kabulüyle elatmanın önlenmesine, tecavüzlü muhtesatın yıkımına karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından süre geçtikten sonra duruşma istekli temyiz edilmiş, mahkemece davalı vekilinin süresi içerisinde temyiz talebi bulunmadığından temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Temyiz talebinin süreden reddi kararı davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 18.10.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat N. Dağgeçen ile temyiz edilen vekili Avukat T. Yorulmaz geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi,iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi U. Şentürk'ün raporu okundu,düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; yukarıda sözü edilen iddia ile dava dilekçesinin tebliğine dair evrakın davalının dilekçede belirtilen adreste bulunmadığı belirtilerek bila tebliğ iade edildiği, bilahare davalının adresinin araştırılması sonucu, tapu sicilinde bulunduğu belirtilen adresine 7201 sayılı Tebligat Yasasının 35.maddesinden söz edilerek tebligat yapıldığı, böylece yargılamaya yokluğunda devam edilerek hüküm kurulduğu, hükmünde yine tebligat yasasının 35.maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Davalıya gerek dava dilekçesinin, gerekse hükmün tebliğinin usulüne uygun olduğu söylenemez. Tebligat işlemlerinde tebligat yasasının 35.maddesinin isabetli ve doğru şekilde uygulanmadığı açıktır.
Bu durumda, davalı tarafından yapılan temyizin süresinde olmadığına ilişkin olarak mahkemece kurulan 15.6.2005 gün 2004 137 Esas 2005/51 Karar sayılı hükmünde isabet yoktur. Anılan kararın ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesi sonucu; yukarıda açıklandığı şekilde geçersiz tebligatlarla taraf teşkilinin sağlanmasının olanaksız bulunduğu açıktır. Usulen dava taraflarının davada yer alması, iddia ve savunmalarını ileri sürmeleri ve yargılamanın bu suretle tamamlanması gerekirken, davalı bakımından usulüne uygun taraf teşkili yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 400,00 YTL. lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına ve peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy