(4721 S. K. m. 1027) (Tapu Sicil Tüz. m. 85)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu 191 parsel sayılı taşınmazdaki paylara ilişkin işlemlerin tapu kütüğü sayfasına tescili gerekirken, zabıt kaydına tescil edildiğini ileri sürüp gerçek hak sahibi ile kütük arasındaki uyumsuzluğun giderilmesini istemiş, 5/60 payın Zarife, 3/60 payın Zeliha, 3/60 payın Meliha, 3/60 payın Yaşar, 46/60 payın Gülsen olarak tahsisine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davacının dava açma hakkının olmadığını belirtip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi B. D. Koç'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesine dayanılarak Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından davalılar aleyhine açılan tapu kaydının düzeltimi davası olup mahkemece davacı Tapu Sicil Müdürlüğünün aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
743 Sayılı Tapu Sicili Tüzüğünün 85. maddesi kütük üzerinde belgelere aykırı tescil veya yazımın düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurunun alınması, bu olur alınamadığı takdirde tapu müdürünün defterdarlık veya mal müdürlüğünden düzeltme için dava açılmasını talep edebileceği, Hazine avukatı bulunmayan yerlerde bu tür düzeltmeler için müdürlük tarafından resen dava açılacağı hükmü getirilmiştir. Olayımızda ise Tapu Sicil müdürlüğü adına dava açan Hazine vekili müdürlüğe intikal eden belgelere aykırı olarak tescil işlemlerinin yapıldığını belirterek bunun düzeltilmesi isteminde bulunmuş olup bu istek Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesine uygundur. Kaldı ki Tapu Sicil Müdürlüğünün ileride kendi sorumluluğunu gerektirecek bir işlemin düzeltilmesini istemisin de hukuki yararının da bulunduğunu kabul etmek gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunu kabul ederek işin esasının incelenmesi gerekirken aktif dava ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddi doğru değildir. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmekle yerel mahkeme kararının HUMY.'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.10.2005 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy