(4721 S. K. m. 683, 737)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 43, 31 ve 15 nolu parsellerde davalılar ile birlikte iştirak halinde malik olduklarını, anılan taşınmazlar için ortaklığın giderilmesi davasının devam ettiğini, 43 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yığma ev, balkon, baraka ve 31 parsel üzerindeki ahır ve samanlığın kendisi tarafından yapıldığını ileri sürüp taşınmazlar üzerindeki muhtesatların mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitini istemiştir.
Davalılardan A. Özkan, A. Özdamar ve E. Gençtürk birleşen davalarında, iştirak halinde maliki oldukları 43 parsele yığma bina ve baraka yapmak, 31 parsele muristen kalan samanlığın bir kısmını yıkıp yükseltmek ve kendisine ait 44 nolu parsele yaptığı evin zemin kat giriş kısmı ile balkon kısımlarını 43 nolu parsele taşırmak suretiyle davalı H. Basri Özkan'ın müdahalesinin bulunduğunu, davalının diğer paydaşların rızasını almadan bu yapıları inşa ettiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve yıkım isteyerek mülkiyetin tespiti davasının reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, mülkiyetin tespiti davasının kabulüne, birleşen davada, davacıların iştirak paylarına elatmanın önlenmesi ve 43 parseldeki barakanın ve 31 parseldeki ahırın yıkımına karar verilmiştir.
Karar, davacı ve bir kısım davalı vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Altınbulak'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muhtesatın aidiyetinin tespiti, birleşen dava ise, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 43 ve 31 parsel sayılı taşınmazların elbirliği mülkiyetine tabi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, söz konusu taşınmazlardaki ev, baraka, ahır ve samanlığın kendisi tarafından yapıldığını ileri sürerek mülkiyetin kendisine ait olduğunun tespitini istemiş, buna karşılık davalılar da elbirliği mülkiyetten kaynaklanan haklarını davacının kullandırmadığını belirterek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuşlar, ayrıca, davalıya ait olduğu ileri sürülen 44 parsel sayılı taşınmazdaki davalı yapısının 43 parsele tecavüzlü olduğunu belirterek bu halin giderilmesini istemişlerdir.
Yargılama aşamasında, bir kısım davalılar aidiyet davasını kabul etmişlerdir. Taraflar arasında çekişme konusu taşınmazlarla ilgili olarak, ortaklığın giderilmesi davasının bulunduğu da ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan iddialarla açılan davalar bakımından yeterli bir araştırma yapıldığı söylenemez. Birleşen davadaki taşkın inşaat iddiası araştırılmadığı gibi muhtesatın aidiyetine yönelik ikame edilen tanıklar da dinlenmemiştir. Soruşturma eksik olduğu gibi kurulan hüküm de, özellikle davayı kabul edenler bakımından yetersizdir.
Sonuç: Hal böyle olunca, eksik soruşturmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru değildir. Davacı ve bir kısım davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 06.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy