(1086 S. K. m. 91) (818 S. K. m. 244) (4721 S. K. m. 510)
Davacı Şevket Efe diğer çocuklarına kızgınlıkla 18 adet taşınmazını davalı oğluna bağışladığını, yaşlı olduğunu vesayet altına alınması için hakkında dava açıldığını bu arada davalı oğlunun kendisini döverek elindeki tüm parasını da alarak evden kovduğunu tüm mallarını da elinden aldığını ehliyetsizlik raporu da alabileceğini ileri sürerek tapuların iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın ayırt etme gücünün bulunduğunu işlemleri iradi olarak yaptığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair önceden verilen karar Dairece davanın hukuki ehliyetinin varlığını Adli Tıp Genel Kurulunca saptandığı ancak davacının bağıştan dönme hukuksal nedenine de dayandığına değinilerek bu hususunda incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş bozmaya uyularak yapılan uygulama ve araştırma sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 5.4.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili avukat Ergin Yaşar ile temyiz edilen Çetin Efe vekili avukat Turan Paker, Yıldız Şen (Efe), Fadime Girgin geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi Hüseyin Çelik tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği gibi Borçlar Kanununun 244 ve Türk Medeni Kanununun 510.maddeleri hükümlerinde yazılı koşulların davada oluştuğu anlaşıldığına göre bu olgu benimsenerek davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak;
Hükümden sonra 18.9.2002 tarihli dilekçe ile dilekçe de belirtilen taşınmazlar yönünden davadan feragat edildiği anlaşılmaktadır. Feragat kesin hükmün hukuki sonuçlarını oluşturur. Ve hüküm kesinleşinceye kadar feragat geçerlidir.
Hal böyle olunca, vazgeçme nedeniyle dilekçede sözü edilen taşınmazlar bakımından bir karar verilmek üzere hükmün bu yöne hasren HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 400,00 YTL duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy