(2004 S. K. m. 133) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı C.'e olan borcu nedeniyle aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapılarak, çekişme konusu 52 parsel sayılı taşınmazının ihale ile anılan davalı adına satışının yapıldığını, ihale bedelinin yatırılması için 20 günlük verilen süre içinde ihale bedelini yatırmayıp çok sonra yatırmasına rağmen adına tescilin yapıldığını, okuma yazması olmadığı için ihalenin feshi süresini geçirdiğini, çekişme konusu taşınmazı yanında çalışan diğer davalıya temlik ettiğini, ihalenin, bedelin ödenmemesi üzerine İcra İflas Kanununun 133. maddesi gereğince icra müdürlüğünce kendiliğinden feshedilmesi gerektiğini, yapılan tescilin yolsuz ve sonraki temellük edenin de kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı S., taşınmazı iyi niyetle edindiğini bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi H. Gerçeker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, kayden davacıya ait 112 ada 52 parsel sayılı taşınmazın İcra-İflas Kanunu hükümleri gereğince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra ihalesi sonunda ipotek lehtarı davalı C.'e satıldığı ve 10.1.2001 tarihinde de diğer davalı S.'ye temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Davada ileri sürülen iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimine göre, davanın dayanağı olarak belirtilen olguların icra takibine ve icra ihalesinin feshine yönelik olduğu açıktır. Nitekim davacının aynı nedenleri ileri sürerek şikayet yoluyla icra ihalesinin feshi konusunda Dinar İcra Mahkemesinde açmış olduğu davanın 2000/5 esas, 2000/23 sayılı ve 16.10.2000 günlü kararı ile reddedilerek 21.12.2000 tarihinde kesinleştiği sabittir.
O halde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 13.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy