(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak miras bırakanları Ö. Küreci'nin verdiği vekaletname ile diğer mirasçılar göz ardı edilerek ölümünden kısa bir süre önce 44, 49 ve 183 parsel sayılı taşınmazlarının muvazaalı olarak davalılara devrinin sağlandığını ileri sürüp tapu kayıtlarının iptali ile kaydın eski hale dönüştürülerek adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı Mustafa, miras bırakanın kendisine yaptığı temlikin resmi akitte bağış olduğunu, davalı A. ise, çekişmeli taşınmazlardaki payları bedeli karşılığında satın aldığını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, 44 ve 49 parsel sayılı taşınmazlarda davalı M.'ya pay temlikinin bağış yoluyla gerçekleştirildiği, bu kişi yönünden davanın reddi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Altınbulak'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; tarafların miras bırakanı Ö. Küreci'nin 44 ve 49 parsel sayılı taşınmazlarını 21.1.1980 tarihli akitle ikişer pay itibar ederek birer payını davalı M.'ya bağış, birer payını da davalı A.'ya satış yoluyla temlik ettiği, yine 183 parseldeki 2/6 payını aynı tarihli bir başka akitle davalıya satış şeklinde devrettiği görülmektedir.
Hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda satış işlemine konu edilen paylar yönünden davanın kabulünde, bağış yoluyla yapılan pay temlikleri hakkında davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, dava konusu edilen 183 parsel sayılı taşınmazda miras bırakandan davalı A.'ya intikal eden 2/6 pay yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu davalının dava dışı kişilerden edindiği payları da, kapsar biçimde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Bir kısım davalı ve dahili davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alına harcın temyiz edene iade edilmesine, 13.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy