(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki bulunduğu 10356 sayılı parseldeki 6 numaralı dükkanın duvarını davalı ağabeyinin yıktırdığını ve kendisine ait dükkanla birleştirerek kullandığını, içerisindeki eşyalarını da muhafazasız bir yere koydurduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi, ecrimisil, eski hale getirme tazminatı ile mallarının iadesi olmadığı takdirde rayiç bedellerinin tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının dükkanı satmayı teklif ettiğini, bu teklifi kabul edip anahtarını davacıdan aldığını, içindeki eşyaları depoya naklettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının haklı ve geçerli bir neden bulunmaksızın davacıya ait dükkanın duvarını yıkarak kendi dükkanıyla birlikte kullandığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesine, ecrimisile ve eski hale getirme tazminatına hükmedilmiş; eşyalar davacıya iade edildiğinden iade konusunda ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 18/4/2006 Salı günü saat 9.15 de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra bilahare Tetkik Hakimi M. Ataker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve tazminat; birleştirilerek görülen dava ise malların iadesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, konusuz kalması nedeniyle birleştirilen dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 10356 parsel sayılı taşınmazdaki 6 numaralı bağımsız bölümün kayden davacıya ait bulunduğu, davalının bu bağımsız bölümü bozmak ve içerisindeki eşyaları almak suretiyle taşınmaza elattığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan yargılama aşamasında çekişmeli malların davacıya iade edildiği ve bu yöndeki isteğin konusuz kaldığı da sabittir. Bu durumda mahkemece yazılı olduğu üzere hüküm kurulmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının temyiz itirazı yerinde değildir, reddine.
Ancak, davaya konu edilen ve yargılama aşamasında tutanakla davacıya iade edilen mallar hakkındaki davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği açıktır. Öyle ise anılan davanın konusuz kalması nedeniyle davalı yararına avukatlık parasına hükmedilmesi isabetsizdir. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 18.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy