(4721 S. K. m. 683, 995)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 25 parsel sayılı taşınmazda eski eşi olan davalı Adile ile paydaş olduğunu, Adile'nin taşınmaza diğer davalı Gülizar'ı yerleştirdiğini, bu kişinin taşınmazın tümünü kullandığını, tasarrufunun davalılarca engellendiğini ileri sürüp payına yönelik elatmanın önlenmesi, evin ortak kullanım şeklinin tespiti ve tapuya tescili ile son beş yıllık süre için ecrimisil istemiştir.
Davalılar, taşınmazı davacının muvafakati ile kullandıklarını, evlilik birliği içinde eşlerin birbirine karşı ecrimisil ödemekle yükümlü olmadıklarını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, talep edilen ecrimisilin davacı ile davalı Adile'nin evli olduğu döneme ilişkin olduğu, taşınmazda davacının kullanabileceği bölüm bulunduğu gerekçeleriyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Altınbulak'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 25 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, davacı ile davalılardan Adile'nin taşınmazda paydaş oldukları, davalı Gülizar'ın ise kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı, bu davalının muvafakatle çekişmeli yerde oturduğu, dava açılmakla muvafakatin geri alındığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, taşınmazda davacının kullanabileceği bölümlerin bulunduğu ve intifadan men edilmediği de gözetilmek suretiyle davalılardan Adile hakkındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının, ayrıca davalı Gülizar yönünden de ecrimisil davasının reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, davalı Gülizar'ın çekişmeli taşınmazda mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı gözetilmek suretiyle elatmanın önlenmesi isteğinin bu davalı yönünden kabul edilmesi gerekirken, reddedilmiş olması doğru değildir. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 13.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy