(4721 S. K. m. 688)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak miras bırakan adına kayıtlı 2587 ada 655 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı binanın üst katında davacı E. ile davalı oğlu V. ve ailesinin, alt katında diğer davalıların oturduklarını, ancak V. ve ailesinin davacı E.'yi bir odaya kilitleyip, eziyet ettiklerini; diğer davalıların da kötü davrandıklarını; diğer davacıların ise taşınmazdan hiçbir şekilde yararlanmadıklarını; davacı E.'nin verasetten intifa hakkını tercih etmiş olmasına rağmen evden çıkmasının istendiğini ileri sürüp; muarazanın ve elatmanın önlenmesi, intifa şeklinin tespiti ile intifadan men isteklerinde bulunmuşlardır.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı V. Uzgören tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu arsa niteliğindeki 655 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı H. Uzgören adına kayıtlı olduğu, ölümüyle dava taraflarının res'en malik duruma geldikleri, davacı E.'nin murisin ölüm tarihine göre terekeden intifa hakkını tercih ettiği anlaşılmaktadır. Öte yandan taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı binanın ilk katını miras bırakandan önce ölen oğlu M.'nın mirasçılarının, ikinci katını ise davacı E. ile davalı oğlu V.'ın birlikte tasarruf ettikleri mahkemece yapılan araştırma ile sabittir.
Buna göre E. ve V.'ın çekişmeli taşınmazda miras yoluyla intikalen gelen ve kanundan kaynaklanan haklarının bulunduğu, aralarındaki çekişmenin Türk Medeni Kanununun 688 ve devamı maddelerinde ön görülen paylı mülkiyet hükümlerinin gözetilmek suretiyle çözüme kavuşturulacağı tartışmasızdır.
Somut olayda her ikisinin de çekişmeli taşınmazda yer kullandıkları belirlendiğine göre, davacı yönünden intifadan men olgusunun gerçekleştiği söylenemez. Kaldı ki, davacının terekeden intifa hakkını tercih etmesi, mirasçılıktan kaynaklanan davalı V.'ın mülkiyetten doğan hakkını kullanmasına engel de teşkil etmez.
O halde, davacı E.'nin davalı, V.'a, yönelik açtığı davanın reddine, karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalı V.'ın temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 05.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy