(4721 S. K. m. 725) (3194 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 2421 ada 6 parsel sayılı taşınmaza komşu parsel maliki davalının taşkın bina yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, iyi niyetli olduğunu bildirip temliken tescil istemiştir.
Temliken tescil isteminin kabulüne ilişkin olarak önceden verilen karar Dairece kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazıldığı belirtilerek bozulmuş, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonucu elatmanın önlenmesi davasının reddine, temliken tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Sadettin Akyol'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davalı, savunma yoluyla temliken tescil talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, temliken tescil isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; kayden davacıya ait bulunan 6 parsel sayılı taşınmaza komşu 7 parseldeki davalıya ait yapının taşkın bulunduğu sabittir. Çekişmeli parseller imar uygulanması ile oluşmuştur. Üzerindeki taşkın yapının ise imara aykırı ve ruhsatsız olduğu da anlaşılmaktadır.
İmar düzenlemeleri kamu düzeni ile ilgili olup düzenli yapılaşma ve şehirleşme amacına yöneliktir. Bu bakımdan imar çaplarının bozulması imarın söz konusu ilkelerine aykırı düşer. Öyle ise taşkın yapılaşmada iyi niyet olgusunun kabul edilmesi mümkün değildir. Bu durumda savunma yoluyla ileri sürülen Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayalı temliken tescil isteğinin kabulüne olanak yoktur.
Ancak, tecavüzlü durumun İmar Yasasının 18. maddesine dayalı şuyulandırma işlemi ile gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Davacının elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kabulü, taşkın yapının rayiç değerinin belirlenip mahkeme veznesine depo edilmesi koşuluna bağlıdır. Tarafların iradesi dışında oluşan taşkınlık nedeniyle ecrimisil isteğinin yerine getirilme olanağı bulunmadığı da açıktır.
Hal böyle olunca, yukarıda ilkeleri belirlendiği şekilde elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 16.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy