(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı S.'den alınan borcun teminatı olması ve borç ödendiğinde geri verilmesi amacıyla çekişmeli 7 nolu parseldeki payını S.'e devrettiğini, ileri sürerek tapunun iptaliyle adına tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı S., davanın reddini savunmuş, dava sırasında çekişmeli payı S.'den satın alan P. Atıcı ise HUMK. nun 186. maddesi gereğince davalı sıfatıyla davaya kabulünü talep etmiştir.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, iddianın içeriğine göre davada hileye değil taraf muvazaasına dayanıldığı bu nedenle taraf delillerinin toplanarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi A. Sevil Çalıkoğlu'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere iddianın 5.2.1947 tarih 20/6 Sayılı İnançları Birleştirme Kararında öngörüldüğü anlamda bir belge ile kanıtlanamadığı anlaşıldığına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir.
Sonuç: Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 1,00 YTL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17.03.2006 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davada ileri sürülen inanç sözleşmesinin, taraflar arasında, gerçek iradelerini ve akitten amaçladıklarını yansıtması açısından geçerli olduğu; Borçlar Kanunu çerçevesinde nispi haklarını isteme olanağı verdiği tartışmasızdır. Öte yandan taraf yemini bir kanıtlama vasıtası olup kesin delil niteliğindedir. 5.2.2947 tarih 20/6 Sayılı İnançları Birleştirme Kararında bu delile dayanılamayacağına dair bir ifade ya da hüküm yer almamaktadır. Esasen yemin yasal delil niteliğindedir. (HGK 29.6.2005/14-395/421 sayılı kararı)
Bu nedenle, sayın çoğunluğun yemin delilini dışlayan onama gerekçesine bu nedenle katılamıyorum. Mahkemenin yemin delilini de değerlendirerek Borçlar Kanunun 81. maddesinde sözü edilen edimin yerine getirilmemesi gerekçesine dayalı ret kararının doğru olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun onama kararına katılıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy