(4721 S. K. m. 683, 994)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, kayden malik oldukları 2577 parsel sayılı taşınmaza ilişkin dava dışı yüklenici ile yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ve yükleniciye temlik edilen payların adlarına tesciline dair davanın kabul edilerek kesinleştiğini, davalıların hiçbir yasal dayanakları olmaksızın giriş ve bodrum kattaki dükkanları işgal ettiklerini ileri sürerek elatmalarının önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı Metin; çekişmeli taşınmazdaki giriş katını yükleniciden bedeli karşılığı satın aldığını, yüklenicinin hak ettiği hisse miktarının aynen adına tescilini veya inşaat rayiç değerinin tespit edilerek karşı dava yoluyla bedelinin tahsilini istemiştir.
Diğer davalı faydalı masrafları talep ederek yükleniciden pay satın alan dava dışı Nilgün'den taşınmazı kiraladığını, fuzuli şagil olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalıların elatmalarının önlenmesine, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne, karşı davanın ise sabit görülmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı-karşı davacılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.2.2006 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vs. vekili Avukat M. S. Kaya ile temyiz edilen vs. vekili Avukat İ. Gündüz geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Ülkü Akdoğan tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi, ecrimisil; karşı dava temliken tescil olmadığı takdirde tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; 2577 parsel sayılı taşınmazın kayden davacılara ait iken dava dışı yüklenici ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, bu yerde kısmi yapılaşmanın olduğu, davalı Metin'in yükleniciden bağımsız bölüm karşılığı pay satın aldığı, yüklenici tarafından yarım bırakılan inşaatta adı geçenin bir kısım imalatlar yaptığı, diğer davalının ise anılan yerde kayda ya da harici satın almaya dayalı bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan davacılar ile yüklenici arasındaki sözleşmenin hükmen feshedildiği aynı hükümle davalı Metin'in edindiği payın da iptaline karar verildiği sabittir.
Bu durumda, davalıların çekişmeli taşınmazı tasarruflarının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı benimsenmek suretiyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisile hükmedilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Davalıların öteki temyiz itirazları yerinde değildir reddine; davalı Metin, edindiği pay nedeniyle çekişmeli taşınmazdaki kendisine özgülenen yerde bir kısım masraflar yaptığını ileri sürerek bunu talep etmiştir.
Söz konusu isteğin kayıt maliki davacıların haksız zenginleşmesinden kaynaklandığı açıktır. Söz edilen masrafların davalı Metin tarafından yapıldığının ve miktarının belirlenmesi halinde bunu talep etme hakkı bulunduğu kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca yukarıda söz edilen davalı Metin'in nedensiz zenginleşmeye dayalı isteği yönünden hakkının belirlenmesi ve belirlenecek bedel üzerinden adı geçen davalı yararına Türk Medeni Kanununun 994. maddesi gereğince hapis hakkı tanınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken buna yönelik isteğin yazılı olduğu gerekçelerle reddedilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davalı-karşı davacı Metin'in temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 4.12.2005 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 450,00 YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 28.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy